Plat-FORUM
http://www.plat-forum.org/forum/

1 Mayıs 2007
http://www.plat-forum.org/forum/viewtopic.php?f=10&t=7297
1 sayfadan 1. sayfa

Yazar:  ses [ 03 May 2007 00:26 ]
İleti başlığı:  1 Mayıs 2007

İzlenimlerimizi ve varsa görsel belgelerimizi paylaşalım.

Simgesel olarak Hürriyet Gazetesi ve toplumsal.org sitesinden alıntıladığım 2 fotoğrafla açıyorum.

Yorumsuz.

Yazar:  umutbaran [ 03 May 2007 15:44 ]
İleti başlığı: 

Bulunduğum yerden sabah dolmabahçeye gitmem mümkün olmadı. Ben de uzun yollar yürüyerek bir şekilde taksime gitmeye karar verdim.

Galatasaray'dan İstiklal'e girdim ve yüz metre yürüdükten sonra sokak aralarından çıkan ya da caddenin kenarlarında bekleşen öbek öbek insan gruplarına rastladım. Taksime doğru yaklaştıkça kalabalık artıyordu. Sonradan öğrendim ki meydandaki saldırıdan geri çekilenler ara sokaklardan tekrar istiklale çıkıyorlarmış.

Ve Fitaş'ın oraya gelince binleri gördüm, ortada siyaset yoktu tam anlamıyla devrimci dayanışma vardı. Oradaki ruh ve kararlılık beni çok etkiledi.

Bundan yıllar önce üniversitedeyken 4 şubatta aynı yoldan kararlılıkla taksime çıkmıştık o günkü ruh bugün yine oradaydı.

Sabah internetten tertip komitesinden Hatice Akdemir'in yaptığı açıklamayı hatırladım. Gözaltındayken "Taksime gireceğiz. Taksim irademiz ve kararlılığımız devam ediyor" demişti. Okurken kitleyi görmediğimden ne yalan söyleyeyim çok inandırıcı gelmemişti. Ne demek istediğini kitleyi gördükten sonra anladım ki, o gün ne kadar bomba ne kadar cop ne kadar gözaltı olsa da Taksim'e girme kararlılığı vardı.

Giremeyen ya da Taksim'e ulaşamayan kitleler ise bulunduğu yerleri Taksim'e çevirdiler.

Yaşasın Taksim zaferimiz!

Yazar:  ses [ 03 May 2007 22:31 ]
İleti başlığı: 

*Vapurlarda olan biten üstüne kimsenin bilgisi var mı?

*Yollarda beklerken insanların bazı protestoları olmuş, tanık olan var mı?

*Kadıköy'den kimse yok mu burada?

*"Beyan" kadar "görsel malzeme" gerek, her bir köşesinden yurdumun.

Üyelerimiz, ha gayret diyorum.

-iyimser admine modu-

Yazar:  FlaNeuR [ 04 May 2007 08:37 ]
İleti başlığı: 

valla pek sayın valimiz bir gün önceden yol durumu açıklandı dedi ama ben rastlamadım açıkçası, sabah da gazete okumadan evden çıktığım için binbir zahmet acıbadem'den üsküdar'a gittikten sonra vapur ve motorların çalışmadığını gördüm... sadece eminönü vapurları çalışıyordu...

motorlar genelde her durumda çalıştığı için şaşırdım doğrusu.. ne zaman çalışmaya başlayacaklar belki öğrenirim diye bekledim biraz... üsküdar meydanı'nda benim gibi bir çok insan vardı ve gittikçe kalabalıklaşmaya başladı.. sonunda birleşen kalabalık vali muammer güler'i protesto ederek istifaya davet etti... polisler de gelince -veya zaten ordaydılar bilemiyorum- ortam biraz gerildi... (maalesef cep telefonumun kamerası bozuk olduğu için fotoğraf çekemedim)

ben işe gidemeyeceğimi anlayınca zar zor zeynep kamil'e kadar giden bir vasıta buldum.. ordan sonra hem vasıta bulunacak gibi değildi hem zaten insanlar trafikte kontak kapatma noktasındaydılar... sonuçta eve kadar yürümek zorunda kaldım... eve gittiğimde televizyonda vali bey'in muzafferane açıklamalarını duyunca dellendim doğrusu... "en iyisini, en doğrusunu biliriz yaparız"

ana yollarla alakası olmayan bir ara sokakta olan evimizin önü bile köprü trafiğinden dolayı felçti...

Yazar:  Şafak [ 04 May 2007 10:47 ]
İleti başlığı: 

Sabah 6'da mecidiyeköy'den yürüyerek Beşiktaş'a geldik. Ortalıkta bir adet polis bile yoktu. Kortejime uaşmak için Kabataş'a yürürken tertip komitesi İnönü Stad'ının önünde yaka paça ve tartaklanarak gözaltına alındı. Tertip komitesi "Yaşasın 1 Mayıs, Faşizme karşı omuz omuza" sloganlarıyla otobüslere alındı. Özellikle DİSK Genel Sekreteri Musa Çam'ın ve ÖDP İstanbul İl Başkanı Alper Taş'ın tartaklanarak ve darplanarak otobüse alınması utanç vericiydi. İşte vahşet o zamandan başladı.

Kabataş'ta saat 08,00'a kadar bekledik ama kims yoktu. Ne KESK ne de diğer gruplar.... Kortejler yukarıda anlatılan vahşi yöntemlelerle oluşturulmadan dağıtıldı.

Beşiktaş ve Kabataşta en ufak açılan pankart ya da sloganlarda cevap olarak biber gazı verildi.

DİSK ve KESK öncülerdi ama bırakın onlar bile örgütlenemedi. Stratejik olarak bu kadar hata olamazdı. Arkasındaki örgütlerde zarar yedi bu yüzden.


Ama bir şekilde ara sokaklar kullanılarak Taksim'e çıktık.

İŞTE TAKSİM İŞTE1 MAYIS sloganlarıyla Kazancı Yokuşunun önünde bulunduk. Sloganlarımızı attık ve karanfilleirimizi yokuşa bıraktık. Çelebi ve Tombul konuşmalarından sonra alandan çekildiler. Biz bir süre daha bekledik ve bundan sonra yine biber gazlarıyla üzerimize saldırdılar.

Ama biz alanı terk etmedik DİRENDİK saat 3'e 4'e kadar....

Beyoğlunun ara sokaklarına kaçtık ve sürekli topluluklar oluşturarak Tarlabaşı'nda, İstiklal Caddesi'nde, ara sokaklarda Fransız Konsolosluğu önünde meydana yakın her yerde yeniden çoğaldık. Zalimce atılan biber gazları bizimle beraber tüm istanbulu mahfetti. Ve bizi dağıttılar.

Sevgili arkadaşlar burjuvazi en önemli kentini işgal ederek en büyük utancını yaşamıştır. Ploreteryaya tahammül edemeyen burjuvazi tüm imkanlarını kullnarak bize taksimi kapamaya çalışmıştır. Fakat emekçi kitlelerin kararlılığı karşısında duramadılar. VE TAKSİME ÇIKTIK.

TAKSİME 3-4 BİN KİŞİ ÇIKTIĞIMIZDA iSTİKLAL CADDESİ VE tarlabaşından gelen grupları bizimle birleşirmemek istediler. Bu isteğimizi geri çevirmelerine karşılık meydanda direnen emekçiler, vahşetle karşılaştılar. Ama bu saatlere kadar sindirdik ve toparlanarak direnişe devam ettik.

TÜM İSTANBUL BİR MAYIS ALANINA ÇEVRİLDİ VE HER SOKAKTA BİR MAYIS KUTLANDI.

Burjuvazi bu utancından kurtulamayacak. Kendi halkını ve şehrini işgal ettiler. CEHENNEME ÇEVİRDİLER.

Hayatımda yemediğim biber gazını yedim.


Ama DİRENEN DEVRİMCİLER KAZANDI. BİR MAYIS'TA 77'DİYİ ANDIK VE TAKSİM'DE SESİMİZİ YÜKSELTTİK.

Dolmabahçe ve Beşiktaşta direnen dostlarımızın büyük bir bölümü gözaltına alındılar ve İnönü stadyumunda esir edildiler. Okmeydanında İstiklalde olduğu gibi sokak çatışmaları sürdü.

AMA DİRENEN HALKLAR KAZANDI.

İŞTE TAKSİM İŞTE BİR MAYIS

Otuz yıl sonra Taksim'de olmanın gururunu yaşıyorum ve çok mutluyum....

Çünkü otuz yıl önce babam da oradaydı....

1977

Resim

2007

Resim

İŞTE TAKSİM İŞTE 1 MAYIS

Yazar:  şevval [ 04 May 2007 15:01 ]
İleti başlığı: 

Hala çok öfkeliyim
30 yaşındayım ve katıldığım hiçbir 1 Mayıs gösterilerinde böyle bir şiddet ve müdahale görmedim.
Buna 96 1 Mayısıda dahildir.Ki 96 da 3 insan polis kurşunlarıyla öldürülmüşdü.

Dehşet bir polis terörü vardı.
Bu terörün karşısındaysa Vali ve Emniyetin söylediği gibi ellerinde molotoflarla silahlarla kuşanmış hiçkimse yokdu.
Terörlerini meşrulaştırmak için herzaman uydurdukları yalanlarından ve iftiralarından biriydi bu açıklamalar.
Bu şiddeti tarif edecek sözcük bulamıyorum.
Silahlarının saplarıyla dövdüler insanları.

Polis terörüne karşı, elinde inancı ve kararlılığndan başka hiçbirşey bulunmadan direnen ve kazanan tüm emekçilere tüm kurum ve kuruluşlara,kalenin dışından ezbere konuşanlara değil kalenin içinden dövüşenlere bin selam olsun.

Foroğraf çekemedim makinamı yanımda götürmemişdim.
Birşey kaybetmiş sayılmam götürseydimde sanırım çekecek pozisyon olmazdı..

DİSK'in sitesinden alıntıladığım fotoları ekliyorum..

Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim

Yazar:  Evrim [ 04 May 2007 16:06 ]
İleti başlığı: 

İstanbul Emekçilere Kapatılamaz

İktidara geldiği günden bu yana en istikrarlı politikası emek düşmanlığı olan AKP hükümeti, bu kirli yüzünü Emekçilerin Bayram Günü 1 Mayıs’ta emekçilere saldırarak ortaya koymuştur. Halkın yüzde 75’inin karşı çıkmasına rağmen tek kişinin kararıyla cumhurbaşkanlığı seçilmeye çalışılması, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin mahkemeye taşınması, genelkurmay başkanlığının gece yarısı muhtırası vermesi gibi demokrasi garabetlerinin yaşandığı ülkemizde, bu garabetin temelinde yıllardır demokrasiye ve emeğin haklarına tahammülsüzlük yatmaktadır.

12 Eylül Darbesi’nin ardından iktidara gelen tüm hükümetlerin ortak politikası, emekçi halkın taleplerini görmezden gelmek, sesini kısmaya çalışmak ve şiddet yoluyla bastırmaya çalışmak olmuştur. Yıllarca alanlar emekçilere kapatılmış, en temel demokratik hakların bile kullanılması engellenmeye çalışılmıştır. Tüm bunlara rağmen emekçiler demokratik bir ülke kurma yolunda onurlu mücadelelerinde yılmamış, sonuna kadar mücadeleye devam etmiştir.

Ülkemizde ne zaman emeğin ve toplumsal muhalefetin sesi yükselmeye başlasa derhal baskı yasalarıyla, polis şiddetiyle, kanlı tertip ve katliamlarla bu muhalefetin önü kesilmeye çalışılmıştır. Bu kanlı tertiplerden belki de en büyüklerinden biri 1 Mayıs 1977’de yaşanmıştır. 42 insanın canını yitirdiği olayların sorumluları aradan geçen 30 yılda hala ortaya çıkartılamamıştır.

Sorumluları bulup yargılaması gerekenler, katliamın 30. yılında arkadaşlarının anılarına ve mücadelelerine sahip çıktıklarını göstermek için 1 Mayıs’ta Taksim Meydanı’na çıkmak isteyen emekçilere saldırmıştır. Emekçilerin en doğal demokratik haklarını kullanmalarını engel olmak için günlerdir ortamı geren açıklamalar yapan AKP hükümetinin İstanbul valisi, sabahın erken saatlerinden itibaren Taksim ve civarında terör estirerek adeta sıkıyönetim ilan etmiştir.

Sokağa çıkan herkes gözaltına alınmış, vapur ve toplu ulaşım araçları seferleri kaldırılmış, okullar tatil edilmiştir. Polis toplanmaya çalışan her gruba gaz bombalarıyla saldırarak İstanbul’un göbeğinde savaş alanlarını aratmayan manzaraların doğmasına neden olmuştur. 27 Nisan 2007’de Genelkurmay tarafından yapılan basın açıklamasının muhtıra olup olmadığının halen tartışıldığı bugünlerde, 1 Mayıs itibariyle darbe günlerini aratmayan saatler yaşamaktayız. Hükümet ve ordu her konuda nerdeyse kavga içinde iken, emekçilerin 1 Mayıs anma etkinliklerini bastırma, engelleme ve en demokratik haklarını kullandırmama noktasında uzlaştıkları görülmektedir. Polis gücüne ek olarak binlerce asker de İstanbul’da görevlendirilmiştir.

KESK Genel Sekreteri Abdurrahman DAŞDEMİR ve Kadın Sekreteri Sevgi GÖYÇE, DİSK Genel Sekreteri Musa ÇAM, Nakliyat-İş Sendikası Genel Başkanı Ali Rıza KÜÇÜKOSMANOĞLU, Dev Sağlık-İş Sendikası Genel Sekreteri Arzu ÇERKEZOĞLU, ÖDP İl Başkanı Alper TAŞ, TMMOB Yönetim Kurulu üyesi Hüseyin YEŞİL ve 50 kadar sendika yöneticisi arkadaşımız, sabah saat 7.30’da Beşiktaş’tan 1 Mayıs toplanma alanı olan İnönü Stadyumu önlerine geldiklerinde binlerce çevik polis tarafından durdurularak saldırıya uğramış, dövülerek gözaltına alınmışlardır. Şu ana kadar İstanbul’da gözaltına alınan kişi sayısı bini aşmıştır.

Ankara ve çevre illerden Taksim’e gelmek isteyen emekçiler de saldırılardan nasiplerini almıştır. Gebze ve Kocaeli’nden İstanbul’a giden dört otobüs saldırıya uğramış, camlar kırılarak otobüslerin içine gaz bombaları atılmıştır. Ayşe ARAPGÖZ adındaki bir emekçi hastaneye kaldırılmıştır. İstanbul’a girişler yasaklanmış, gelenler geri dönmeye zorlanmıştır.

Ülkemizi daha fazla gerginliğe sürüklemeye kimsenin hakkı yoktur. Gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılmalı, 1 Mayıs anma etkinliklerinin barış ve huzur içinde gerçekleştirilmesi için hükümet sağduyulu davranmalıdır.

Tüm dünyada işçi bayramı olarak kutlanılan 1 Mayıs’ı tatil etmek yerine, emekçilerin üzerine panzerler ve gaz bombalarıyla saldırmaktadır. Bizler, bugüne dek emekten ve demokrasiden yana mücadelemiz her platformda sürdürdük ve haklarımızı meydanlarda savunduk. Bugün de on binlerce emekçi, hükümetin tüm engellemelerine rağmen Taksim Meydanı’na çıkarak mücadelelerindeki kararlılık ve azmi dosta düşmana göstermiştir.

Hükümetin ve valisinin görevi meydanları emekçilere kapatmaya çalışmak değil, halkın güvenliğinin ve yaşamının devamlılığının sağlanmasıdır. Hükümet derhal bu emek düşmanı tutumundan vazgeçmelidir. 77 1 Mayıs’ında katliam yapanların bulunması için Meclis Araştırma komisyonu kurulmalıdır. Bu sabah saatlerinde gözaltına alınan arkadaşlarımız derhal salıverilmelidir. Bugünden itibaren 1 Mayıs, katliam ve sıkıyönetim günü değil, işçi bayramı olarak tatil olmalıdır. Hükümet siyasi sorumluluğunu yerine getirmeli, bugün yaşanan olayların baş sorumluları olan İstanbul Valisi ve İstanbul Emniyet Müdürü derhal görevden alınmalıdır.


http://www.kesk.org.tr/index.php?option ... 8&Itemid=1

Yazar:  minican [ 04 May 2007 22:06 ]
İleti başlığı: 

gözaltına alınan bir arkadaşımdan akıllara zarar poilisin dövme nedenleri. karikatürize ediliyor gibi görünse de çok acı. otobüste karakola götürülmeden önce cop eşliğinde 2saat arabada istanbul turu yaptırmışlar.

polis yakalanan eylemciye sorar: terminatörü seyrettin mi?
eylemci: evet abi.
polis: eylemciye vurmaya başlayarak vay o amerikan filmi seyredilir mi utanmaz.

polis mor giymiş bir eylemciye sorar: iben misin lan? devamında dayak

polis saçı uzun bir arkadaşa sorar: saçını ne ile yıkıyorsun?
eylemci: yeşil sabunla
polis: doğruyu söyle lan.
eylemci: dove
polis: vay senin 1ay saçina harcadığın parayla kaç fakir doyar biliyor musun der ve derkende dövmeye başlar.

Yazar:  Güvercin [ 19 May 2007 20:04 ]
İleti başlığı:  1 mayıs

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

1 sayfadan 1. sayfa Tüm zamanlar UTC + 2 saat
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
http://www.phpbb.com/