Sistem saati: 06 Eyl 2010 14:07

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 13 ileti ] 
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Ahmet Yıldız Kimsesiz mi?
İletiTarih: 22 Tem 2008 17:34 
Çevrimdışı
Forum Demirbaşı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 16 Mar 2006 10:51
İleti: 1713
Adı Ahmet. 26 yaşında bir genç adam. 15 Temmuz günü, Üsküdar'da kimliği belirsiz kişiler tarafından kurşun yağmuruna tutuldu. Ahmet oracıkta öldü.

Gazetelerde "26 yaşındaki eşcinsel genç öldürüldü" diye haberler çıktı.
Ahmet'in naaşı morga kaldırıldı.
Ahmet'in naaşı günlerce morgda bekledi.
Ahmet'in ailesi, Ahmet'in naaşını almayı kabul etmedi.
Ahmet'in ailesi Ahmet için taziyeleri de kabul etmedi.
Ahmet günlerce morgda bekledikten sonra "kimsesizler mezarlığına" defnedildi.

Ahmet kimsesiz miydi?
Nasıl bir anne, nasıl bir baba, evladının ölüsünü bir morga terkeder?
Nasıl bir anne, nasıl bir baba, evladının ölüsünü kimsesizler mezarlığına terkeder?

Ahmet, ailesine "açılmış" ve ailesinin "şiddetli" tepkisiyle karşılaşmıştı...
Aile, Ahmet'i yaşarken de, öldüğünde de "yok saydı".

Bu bir töre cinayeti mi?
Aydınlığa kavuşturulmak zorunda.

Çocuklar, gençler, cinsel kimliklerini keşfederken yalnız kalmasınlar diye...
Çocuklar, gençler, sadece eşcinsel oldukları için yalnız bırakılmasınlar diye...
Çocuklar, gençler, "günah" diyen, "ayıp" diyen, "namus" diyen ailelerinin insafına bırakılmasınlar diye...

Bu cinayet aydınlığa kavuşturulmak zorunda.
Bu aile teşhir edilmek zorunda.

Aileler, çocuklarını töre, namus gerekçesiyle cezalandıramasınlar, cezalandırmaya kalkışmasınlar diye...
Aileler, çocuklarından utanmasınlar, onları ağır bir şiddetin kıskacına terketmesinler, onlara bizzat şiddet uygulayamasınlar diye...

Bu cinayet aydınlığa kavuşturulmak, bu aile teşhir edilmek zorunda!
Kimse, evladından utanmasın, kimse evladını yaşarken de ölürken de "kimsesizliğe" mahkum etmesin, ölüsünü morglarda bırakmasın, kimsesizler mezarlıklarına terketmesin diye...

Ölen gencin cinsel kimliği ne olursa olsun...
Bu bir töre cinayeti... Fiziki olarak ya da ahlaki olarak bu bir töre cinayeti...
Sadece Ahmet Yıldız'ın üzerine kurşun yağdıranlar katil değil...
Sadece Ahmet Yıldız'ın cenazesini morgda bırakan, ölüsünü kimsesizler mezarlığına terkeden ailesi katil değil...
Böyle bir kepazeliğe sessiz kaldığımız takdirde hepimiz bu cinayetin ortağıyız...
Ahmet'in ve bundan sonra eşcinsel olduğu için, kadın olduğu için, töre/namus cinayetlerine kurban giden tüm gençlerin katiliyiz sessiz kalırsak...

Bu cinayet aydınlığa kavuşturulmalı...
Bu aile teşhir edilmeli...
Ahmet Kimsesiz değil çünkü...

_________________
Zenginin yenisinden, solcunun eskisinden, ibnenin gizlisinden, allah koru yarabbi!


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Ahmet Yıldız Kimsesiz mi?
İletiTarih: 22 Tem 2008 19:10 
Çevrimdışı
Site Sorumlusu
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 21 Ekm 2001 00:01
İleti: 8053
Konum: İstanbul
:cry: Lanetliyorum. :evil:

Bu haber kaç gündür aklımda. Okuduğum gazetede, Independent'de yer alan habere ilişkin Lambda'dan Haziran Düzkan'ın "Töre cinayeti olduğu kesin değil" gibi bir açıklaması ekliydi, o yüzden duraksamıştım buraya yazmaya.

Milliyetten İndependent alıntısı:

>>>>

Alıntı:
Independent: Ahmet Yıldız ilk eşcinsel namus cinayeti kurbanı mı?
LONDRA, (DHA)

İNGİLİZ Independent gazetesi, eşcinsel olduğu için saldırıya uğrayarak göğsüne isabet eden kurşunlarla öldüğü belirtilen 26 yaşındaki Ahmet Yıldız ile ilgili haberini dünya sayfasında etinde, “Ahmet Yıldız Türkiye'nin ilk eşcinsel namus cinayeti kurbanı mı?” başlığıyla manşetten verdi.

Geçen yıl San Francisco'da Türkiye'yi ‘Uluslarası Eşcinsel Toplantısı'nda temsil eden üniversite öğrencisinin, arkadaşlarına göre ülkenin yükselen liberal kanadıyla köktenci muhafazakarlar arasında derinleşen ihtilafın kurbanı olduğunu yazdı. Türkiye'nin 1980'lere kadar dünyaya kapalı olduğunu ancak AB'ye girme arzusunun daha önce baskı altında tutulan toplumda giderek azınlık ve eşcinsel haklarının yeşerdiğini yazan gazete “Ancak bu değişimler eski rejime bağlı gelenekçilerin güçlü karşı tepkisini getirdi” dedi.

Kadın hakları, cinsellik, dinin yeri gibi konuların toplumda özellikle tartışmalı olduğunu yazan, arkadaşlarının yorumlarına göre, Ahmet Yıldız'ın tek suçunun ailesine açık olarak eşcinsel olduğunu bildirmesi olduğunu yazdı. Independent manşet yazısında, eşcinsel örgütü Pink Life'ın üyerinden Buse Kılıçkaya'nın Türk medyasının da eşcinsellere karşı işlenen suçlara karşı umursamaz ve ya dalga geçen tavır içinde olduğu yorumuna yer verdi. Gazete ayrıca Türkiye'nin namus cinayetlerinde uzun tarihi olduğunu öne sürerek yapılan ankete göre İstanbul'da ortalama bir kişinin namus cinayetine kurban gittiğini ileri sürdü.

Ölümü benzersiz olmakla birlikte Ahmet Yıldız'ın giderek yayılan homofobinin ilk kurbanı olmadığını yazan gazete, “Mayıs ayında ülkenin en büyük eşcinsel örgütünün mahkeme kararıyla kapatılması kararını, yorumcular şimdiki dinci eğilimli hükümetin önderliğinde topluma yapılan baskının kanıtı olarak yorumlamıştı. Lambda Istanbul, İstanbul Belediyesi tarafından toplum ahlakını ve düzenin bozmak suçundan mahkemeye verilmişti” dedi.

Buna rağmen Türkiye'de pekçok eşcinsellin homofobi ile AKP arasında bağlantı kurmak istemediğini çünkü hükümetin Türkiye tarihinde eşcinsel hakları ile ilgili konferansa delege gönderen ilk parti olduğunu belirtti. Gazete ayrıca Ahmet Yıldız’ın eski bir komşusunun yaptığı, üniversite öğrencisi gencin açık şekilde eşcinsel olduğunu saklamamasının ailesi için ‘çok fazla' olduğu yorumuna yer verdi. Son araştırmalara göre Türkiye'de geçen 5 yıl içersinde yaklaşık 1000 ‘namus cinayeti' işlendiğini yazan gazete, Türkiye'nin adalet sisteminde bu tür vakalara karşı cezaların artırıldığını yazdı.

Bununla birlikte namus cinayeti sorunun sadece Türkiye'ye özgü bir sorun olmadığını vurgulayan Independent, BM'nin yaptığı bir araştırmaya göre her yıl Brezilya'dan Pakistan'a kadar dünyada yaklaşık 5 bin namus cinayeti işlendiğini bildirdi.

Independent, namus cinayetlerinin dünyada yaygın olmakla birlikte 2006 yılında Irak'taki anti-gay cinayetler ve 2007 yılında Ürdünlü bir adamın ağabeyi tarafından eşcinsel olduğu için öldürülmesi dışında özellikle eçcinsel erkeklerin bugüne kadar pek hedef haline gelmediğini ifade etti.

_________________
-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^
....
sonu olsun diyorum
neyin sonu ama
hiç değilse bu taş basamakların

Turgut Uyar

<><><><><><><><><><><><><><><><><><><>


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Ahmet Yıldız Kimsesiz mi?
İletiTarih: 22 Tem 2008 21:43 
Çevrimdışı
Forum Demirbaşı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 23 Ekm 2002 00:01
İleti: 2410
Konum: istanbul
keşke nescafe bu güzel yazıyı yazmamış olsaydı...

_________________
"Siz Roma'nın zalimlerisiniz: Bir Barcelona takımı Premier Lig'in en iyisini bir yığın moloza çevirdi" The Independent

mes què un club


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Ahmet Yıldız Kimsesiz mi?
İletiTarih: 23 Tem 2008 15:15 
Çevrimdışı
Forum Demirbaşı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Oca 2007 22:38
İleti: 717
ÖLÜMÜN CİNSİYETİ :?:

viewtopic.php?f=9&p=60188#p60188

_________________
______________________

''Sevenler ölmez!''


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Ahmet Yıldız Kimsesiz mi?
İletiTarih: 23 Tem 2008 15:38 
Çevrimdışı
Yerleşik Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 05 Tem 2007 23:04
İleti: 219
Şu anda haberdar olduğum bir konu. Gerçekten korkunç. Birşey söyleyemiyorum. :|

_________________
"Tanrı , sayarmış gözyaşlarını kadının. Kadın ağlamamalıymış. "


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Ahmet Yıldız Kimsesiz mi?
İletiTarih: 24 Tem 2008 10:26 
Çevrimdışı
Forum Demirbaşı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 16 Mar 2006 10:51
İleti: 1713
Dostları, "Ahmet kimsesiz mi?" diye soruyor ve yanıtını hemen veriyor:
"Ahmet kimsesiz değil"
"Kimse kimsesiz değil"


Bu iletideki ekleri görmek için gerekli yetkilere sahip değilsiniz.

_________________
Zenginin yenisinden, solcunun eskisinden, ibnenin gizlisinden, allah koru yarabbi!


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Ahmet Yıldız Kimsesiz mi?
İletiTarih: 01 Şub 2009 22:10 
Çevrimdışı
Site Sorumlusu
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 21 Ekm 2001 00:01
İleti: 8053
Konum: İstanbul
>>>>
Eklenti:
hürriyet.JPG

Alıntı:
Ahmet Yıldız, Marmara Üniversitesi Fizik öğretmenliği son sınıfta okuyor, geçimini öğrencilere ders vererek sağlıyordu. Öldürüldüğü 15 Temmuz 2008 tarihinden sadece bir gün sonra, son sınavını verip mezun olacaktı.

Kendisine ölüm pususu kuranlardan habersiz o gün sabahtan akşama evde ders çalıştı. Almanya’da yaşayan sevgilisi İbrahim C. de vardı evde. Gece 11’de, "Biraz hava alayım, bir de dondurma alırım" diyerek evden çıktı ve arabasına biner binmez kurşun yağmuruna tutuldu. Silah seslerini duyan İbrahim C. pencereye koştu, Ahmet’in arabasının geri geri gittiğini, bir eczaneye çarparak durduğunu gördü.

Ahmet’i hemen cebinden aradı, cevap yoktu. Aşağı arabanın yanına koştu, Ahmet ölmüştü. İbrahim ifadesini verdikten sonra, Ahmet’in bilgisayarını, iki cep telefonunu ve evinin anahtarlarını polise teslim etti. Üç dört gün sonra Ahmet’in morgda bekleyen cesedini teslim almak istedi, ancak hiçbir hukuki bağı yoktu onunla, vermediler.

TEHDİTLERİN CİDDİ OLDUĞUNA HİÇ İNANMADI

İbrahim C., Ahmet’in ailesinden başka kimseyle bir sorunu olmadığını, ailesinin ölüm tehditleri yüzünden Ahmet’in savcılığa başvurduğu sırada, kendisinin de şahit olarak imza attığını söylüyor: "Ailesi, 20 yaşından beri Ahmet’in eşcinsel olduğundan şüphe ediyordu. Telefonlarını dinliyorlardı. Hatta annesi bir hacker bulup Ahmet’in bilgisayarının şifresini bile kırdırmıştı. Ailesi Adana’da yaşıyordu. Önce kız kardeşini Ahmet’le yaşaması için İstanbul’a gönderdiler. Bir süre sonra annesi de geldi..."

İş artık öyle bir noktaya gelmişti ki, Ahmet, babasına telefonda eşcinsel olduğunu itiraf etmişti. İbrahim’e göre, tehditler o günden sonra başladı: "Bu yüzden ailesiyle sekiz ay hiç görüşmedi. Ama hep umudu vardı. Ben ailemin sevgili çocuğuyum, bir gün mutlaka kabul edecekler, diyordu. Tehditlerin korkutmaktan öteye gidebileceğini hiç aklına getirmedi. Eğer savcılık Ahmet’in ölüm tehditleri şikayetini ciddiye alsaydı, belki de bugün hayatta olacaktı..."

TEK GÖRGÜ TANIĞI BİR DİN HOCASI

Öldürüldüğü mahallede tanıyan herkes, "Efendi, kimseye zararı olmayan biriydi" diye tarif ediyor Ahmet’i. Vurulduğu gece, tek kurban değildi. Mahallede bir kafe işleten din hocası Ümmühan Darama da seken kurşunlar nedeniyle ayağından yaralanmıştı. Olayın en önemli görgü tanığı olan Ümmühan Hanım, şöyle anlatıyor:

"Ahmet’i mahalleden tanıyordum. Kendi halinde saygılı bir çocuktu. Mahallede bir kebapçı, olaydan iki gün önce Ahmet’i iki kişinin sokakta sıkıştırıp tartakladığını söyledi. Cinayetin işlendiği gece ben kafenin dışında oturuyordum. Birden aralıksız silah sesleri başladı. Kendimi kafenin içine zor attım. Dışarı baktığımda siyah renkli bir Mercedes ve sarı renkli bir arabadan ateş edildiğini gördüm. Ben içeri girdikten sonra da silah sesleri devam etti. Yaralandığımı ayağımdaki kanları görünce anladım. Ben imam hatip mezunu bir din hocasıyım. Kimsenin cinsel hayatı bizi ilgilendirmez. Ben onu cinsel kimliğini bilmeden çok saygılı bir çocuk olarak tanıdım. Böyle bir ölümü hak ettiğini düşünmüyorum. Dinimizde hiçbir şey, öldürmekten daha günah değildir."

Ümmühan Darama, görgü şahidi olarak ifade verip, "Hedef kim olursa olsun ben de yaralandığım için iş kaybına uğradım, ne olursa olsun bu işin peşini bırakmayacağım" deyince, polislerden aldığı cevap "Fazla bulaşma, şükret ki, kafana gelmedi" oldu. "Polisler bana davacı mısınız, diye soruyorlar. Tabii ki davacıyım, bu sorunun sorulması bile beni kızdırdı. Bu olayın mutlaka aydınlatılması gerekir."

GÖRGÜ TANIĞININ KAFESİ İKİNCİ KEZ KURŞUNLANDI

Ümmühan Darama, hastanedeki 10 günlük tedavisinden sonra, soluğu savcılıkta aldı ve davaya müdahil olmak istediğini söyledi. Üç gün sonra, yine bir gece yarısı bu kez onun dükkanı kurşunlandı. Kurşun izleri hálá camlarda.

Ahmet Yıldız dosyası, şu anda Üsküdar savcılığında "gizli" ibaresiyle duruyor. Ahmet Yıldız’ın arkadaşlarının tuttuğu, aynı zamanda Ümmühan Darama’nın da avukatı olan Fırat Söyler, dosyaya herkesin bakmak istediği için savcının böyle bir karar aldığını söylüyor: "Ben bile dava dosyasına göz ucuyla bakabildim..."

İNTERNETTE EŞCİNSELLER ONUN İÇİN BLOG KURDU: AHMET IS MY FAMILY

Başta Ahmet’in sevgilisi İbrahim C. olmak üzere arkadaşları olayın aydınlatılması için çaba sarfediyor. Alman Parlamentosu’nda 16 milletvekili, Alman hükümetinin cinayetin aydınlatılması için Türk hükümetine başvurmasını istedi. Uluslararası Af Örgütü de işin içine girdi. İngiliz ve Alman gazetelerinde Ahmet’in cinayeti konu edildi. İnternette "Ahmet is my family" blogu kuruldu ve dünyanın her yerindeki eşcinseller tarafından destek buldu. Bu kampanyaya öncülük yapan İbrahim C., olayın namus ya da nefret cinayeti, her neyse, çözülmesi için uğraşacağını söylüyor: "Cinsel kimliğimiz nedeniyle niçin hukuksal olarak çifte standart görelim. Cinsel terörün hepsine karşıyım. Bu konunun kapanmaması için elimizden ne geliyorsa yapacağız."

AHMET’İN ÖLDÜRÜLMEDEN İKİ AY ÖNCE YAZDIĞI SON YAZI

Ben çok soru sorarım. Nedenini araştırırım her olayın. Lise yıllarında arkadaşlarımın bana taktığı lakaplardan biri "Nedenahmet"ti hatta. Benden yaşça büyük gay arkadaşlarıma en çok soru yönelttiğim konular, ebeveynlerine out olduktan (eşcinsel olduklarını açıkladıktan) sonra onlarla geçirdikleri süreçlerdir.

Birçok arkadaşımdan ebeveynleriyle yaşadıkları süreci dinledim. Teorik olarak tecrübeli olduğumu söyleyebilirim. Ve bu tecrübelerime göre benim ailem, out olunmaması gereken tipte bir aileydi. Babam doğulu bir Kürt ve annem de yine aynen doğulu bir Kürt olmasının yanına, İslamiyet’e çok bağlı yaşamayı tercih etmiş bir annedir çünkü. Küpe takan erkeklere tepki vermek, kısa etek giyen kadınları namussuz gözüyle görmek gibi marjinal tepkileri olan bir ailedir. Daha çocuk yaştayken başlayan cinselliğimi tanıma vakaları sürekli hayatımda oldu. Ve aileme bu vakalardan dolayı 4 defa yakalandım.

Ailem durumumu çözmek istedi. Sürekli sorular sordu, sıkıştırdılar, araştırdılar. Öyle bir yere geldik ki söylemek zorunda kaldım.

Söyledim. Babama. Telefonda. Şimdi bile kalp atışımı hızlandıran bir diyalogdu. Uzun zamandır gay olduğumdan emin olduğunu kardeşime söyleyen ve öğrenince bana neler neler! yapacağını söyleyen babam, telefonda şoke olmuştu. Günlerce birbirimizi aramadık. Çünkü 1. dönem başlamıştı ilişkimizde. Onlar çıkış yolu arıyorlardı. Oğullarını acilen değiştirmeleri gerekiyordu.

8 ay kadar yüz yüze görüşmedim ailemle. Görüşmeden geçireceğimiz zamanın onların durumumu kabul etmelerini sağlamasını bekledim. Ama böyle bir şey olmadı. İnançları, örfleri ve ananeleri, ahlaksal olayları kendi iç dünyalarında bile tartışmaya izin vermeyen cinsten korkular oluşturmuştu. En çok sevgiyi koz olarak kullanmaya çalıştılar. Ailem, her telefon görüşmesinde bir bahane bulup hemen bir silah doğrultuyordu bana değişmem için. Ya annem 1 kilo daha kaybetmiş oluyordu, ya da babam hüngür zangır ağlıyordu.

Bir doktor varmıştı yaşadığım metropolde. Babam gelecekmişti gidecekmiştik o doktora. Ve beni tedavi edecekti. Hastalıkmıştı gay olmak! Anlattım onlara. Hastalık değil bu. Gay olmak insanların ela gözleri olması, siyah saçları olması gibi genlerle taşınan bir özellikti.

Ben ailemi kazanmak istiyordum. Dostum olarak yaşamımda olmalarını istiyordum. Ama sanırım vazgeçmek daha doğru. Sanırım yine zamanın gücüne inanmak zorundayım. Evet, inanıyorum zaman halledecek. Bir süre daha AİLESİZ kalmayalım. Evet, onur duyuyorum yalandan kurtulduğum için. Ama söylemekten her zaman kaçının derim, ailenizin sizi anlamasının zor olacağını zannediyorsanız.

(Ayı grubunun yayın organı Beargi Dergisi’ne Blackbeary rumuzuyla yazdığı yazıdan).


Bu iletideki ekleri görmek için gerekli yetkilere sahip değilsiniz.

_________________
-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^
....
sonu olsun diyorum
neyin sonu ama
hiç değilse bu taş basamakların

Turgut Uyar

<><><><><><><><><><><><><><><><><><><>


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Ahmet Yıldız Kimsesiz mi?
İletiTarih: 02 Şub 2009 17:09 
Çevrimdışı
Site Sorumlusu
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 21 Ekm 2001 00:01
İleti: 8053
Konum: İstanbul
Ayşe Arman:

Türkiye’de yaşayan yabancı bir gay’im

Dün Hürriyet Pazar’da Şermin Terzi imzalı bir haber vardı. Şermin, iki eşcinsel erkeğin ölümle sonuçlanan aşkını anlatıyordu. Olay felaketti, acı bir Türkiye gerçeğiydi. Şermin’i tebrik ediyorum ve sizi önce John, sonra da Kemal Can’dan gelen mektupla baş başa bırakıyorum.
>>>>

_________________
-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^
....
sonu olsun diyorum
neyin sonu ama
hiç değilse bu taş basamakların

Turgut Uyar

<><><><><><><><><><><><><><><><><><><>


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Ahmet Yıldız Kimsesiz mi?
İletiTarih: 12 Ekm 2009 22:55 
Çevrimdışı
Forum Demirbaşı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Oca 2007 22:38
İleti: 717
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx? ... egoryID=41

_________________
______________________

''Sevenler ölmez!''


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Ahmet Yıldız Kimsesiz mi?
İletiTarih: 20 Şub 2010 04:49 
Çevrimdışı
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 20 Şub 2010 01:17
İleti: 106
Hic anlam veremedigim bi nokta var bu "hikayede".

Ahmet Yildiz, Öncelikle Allah rahmet eylesin, güzel kardesim!

Sana tek bir soru sormak istiyorum... zaten bu soruyu da senden baska kime sorabilirim bilmiyorum.

-> Ailenin huyunu suyunu bildigin, görmüs gecirmis, okumus etmis bi adam oldugun halde... NEDEN? Nicin aciklama geregi duydun? Bu kadar mi merakliydin ailen tarafindan onaylanmaya? Onlar bilmek zorunda miydi senin yataginda olup biteni?
Neden unuttun Türkiye gibi bir ülkede yasadigini? Asla hosgörüyle karsilasamayacagini? Ve aslinda pisi pisine öldügünü?

Yazik oldu sana ama safligina da doyma emi!

Umarim öbür tarafta daha mutlu olursun... Hem sormusken sunu da sorayim sana... Öbür tarafta da cinsel tercihlerin ayni mi kaldi? Hurilerin yerine sana ne veriyorlar?


Tamam, sustum.

_________________
"Savas bir oyundur; bu oyunda gülümsemelisin, gülümseyemiyorsan siritmali, siritamiyorsan da bir süre kimseye gözükmemelisin" W.C.


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Ahmet Yıldız Kimsesiz mi?
İletiTarih: 22 Şub 2010 17:40 
Çevrimdışı
Forum Demirbaşı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 16 Mar 2006 10:51
İleti: 1713
Hurilerin yanına/yerine "gılmanlar" veriliyorsa, Ahmet, düşlerinin gılmanlarıyla halvet halindedir dilerim...
Bir eşcinsel neden "coming-out" yapar, yapmak ister? Neden dünyaya, eşine-dostuna ama ille de kardeşine, anasına, babasına, ailesine "heyy, ben eşcinselim, ben sizin kardeşiniz, çocuğunuz, dostunuz... eşcinselim" demek ister?...

yarım yüzyıla yaklaşan ömrümün tamamına yakınını eşcinsel olarak geçirdim...
hiç öyle bir derdim olmadı, aileme çıkıp da "sevgili anneciğim-babacığım-kardeşciğim, ben eşcinselim" deme ihtiyacı hissetmedim... Ama şu da var, yalan söylemedim hiç... dostlarıma yalan söylemedim... çalıştığım insanlara yalan söylemedim... afişe etmedim, durup dururken "hey biliyor musun ben eşcinselim" demedim ilgisiz yerlerde... Ama sorana söyledim öncelikle... yalansız söyledim... bir de kanımı beynime sıçratıp, karşımda eşcinsel düşmanlığı yapanlara, ayrımcılık yapanlara, hele ki ikiyüzlülere söylemek ne kelime, kafalarına vura vura, gözlerine soka soka "eşcinselim" dedim... bu, benim kişisel hikayem... bilen bilir, merak edene bilahare anlatırım belki...

Bir düzcinselin sokakta sevgilisiyle el ele kol kola gezme hakkı ne kadarsa, bir düzcinselin eş-dost çevresinde "sevgilisini takdim etme, onunla birlikte kabul edilme" hakkı ne kadar varsa, bir eşcinselin o kadar yoktur bu hakları bu ülkede... anlamanız zor. sevgilinizi, aşkınızı köşe bucak saklamak zorunda kalmayı anlamanız zor. gurur duyduğunuz aşkınızı eşinize dostunuza takdim edememeyi anlamanız zor. sonra aşk acısını ve onun hezeyanlarını tek başınıza yaşamak ne demektir bilir misiniz? hani oğlunuz durulmuştur, sessizleşmiştir, bariz aşk acısı yaşıyordur, istersiniz ki konuşsun sizinle... peki ya oğlunuz, bir başka oğlan çocuğunu seviyorsa... ve bu acıya ek bir acıyla, bu acıyı sizinle ağız dolusu paylaşamıyorsa, omzunuza başını koyup ağlayamıyorsa...

_________________
Zenginin yenisinden, solcunun eskisinden, ibnenin gizlisinden, allah koru yarabbi!


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Ahmet Yıldız Kimsesiz mi?
İletiTarih: 23 Şub 2010 05:09 
Çevrimdışı
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 20 Şub 2010 01:17
İleti: 106
Ahmet Yildiz eminim cok büyük acilar cekti hayatta... Eminim kendi icinde büyük savaslar verdi, kanli savaslar.

Bir insanin -her seyin farkinda olup- böyle tehlikeli ve ne yazik ki ölümle sonuclanma ihtimali cok yüksek olan bir karar almasini baska türlü aciklayamiyorum kendime.

Ailesini tanimiyor muydu? Hic mi düsünemedi öldürülebilecegini?
Ama yine de aldi bu karari.

Ölüm korkusunu bile bertaraf eden acilar cekmis olmasi gerekiyor...

Huzur icinde yatsin.

_________________
"Savas bir oyundur; bu oyunda gülümsemelisin, gülümseyemiyorsan siritmali, siritamiyorsan da bir süre kimseye gözükmemelisin" W.C.


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: Ahmet Yıldız Kimsesiz mi?
İletiTarih: 02 Tem 2010 22:38 
Çevrimdışı
Site Sorumlusu
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 21 Ekm 2001 00:01
İleti: 8053
Konum: İstanbul
>>>>

Alıntı:
Mahkeme Ahmet Yıldız Cinayetini Unutturmaya Kararlı!

Cuma, 2 Temmuz, 2010

Haber: Kaos GL
İki yıl önce sırf eşcinsel olduğu için öldürülen Ahmet Yıldız’ın davası, “unutturulmak üzere” 25 Kasım’a ertelendi!

15 Temmuz 2008’de öldürülen Ahmet Yıldız davasının, Üsküdar Bağlarbaşı Adliyesinde, 30 Haziran Çarşamba günü görülen dördüncü duruşmasında da bir gelişme olmadı.

Davayı izleyenlerden Murat Köylü, Üsküdar’da mahkeme önüne Kadın Kapısı, İstanbul LGBTT, Lambda, EHP, Yeşiller Partisi, Amargi gibi örgütlerden kişiler ve Ahmet Yıldız'ı şahsen tanıyanların olduğunu söyledi. Örgütlerin imzacı olduğu basın açıklaması okundu.

Davanın 2 dakika sürdüğünü bildiren Köylü, “sanık (A. Yıldız'ın babası) yakalanamadığı için dava bu kez 25 Kasım'a ertelendi. Evet, 25 Kasım'da sanıyoruz ki dava bir daha ertelenecek; ta ki bir başka eşcinsel cinayeti daha unutturuluncaya dek.” açıklaması yaptı.


Eklenti:
ahmetyildizkolaj.jpg


Bu iletideki ekleri görmek için gerekli yetkilere sahip değilsiniz.

_________________
-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^
....
sonu olsun diyorum
neyin sonu ama
hiç değilse bu taş basamakların

Turgut Uyar

<><><><><><><><><><><><><><><><><><><>


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 13 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  
cron
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye