Sistem saati: 10 Eyl 2010 08:45

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 12 ileti ] 
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: PATRONA BİLDİRİLECEK YAZILAR EMİR VE GÖRÜŞLERİNİZE HAZIRDIR
İletiTarih: 27 Şub 2010 18:46 
Çevrimdışı
Site Sorumlusu
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 21 Ekm 2001 00:01
İleti: 8055
Konum: İstanbul
PATRONA BİLDİRİLECEK YAZILAR EMİR VE GÖRÜŞLERİNİZE HAZIRDIR KOM'TANIM :^


Bizim forum, malum, eti butu ele gelmez bir forum. "Butik forum" diye gülüyoruz hattâ aile arasında. Ama başı saldırıdan kurtulmaz, o ayrı. O bizim başarımız değil muhtemelen, arayan bulur derler ya, birileri arıyor ve buluyor -herhalde!

Bu başlıkta rica ediyorum forumdaşlarımdan, patrona bildirilecek türden köşe yazılarını toplayalım.

Sulandırmayalım rica ederim diye baştan söylüyorum, çok da ciddiyim ha! (eli maşalı smiley yok forumda, seyemek adminimi kınıyorum bu noktada.)

İlk 4 alıntımın ikisi ciddi, ikisi AKP karşıtı eksik aklıyla güya mizah yapıyor.

_________________
-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^
....
sonu olsun diyorum
neyin sonu ama
hiç değilse bu taş basamakların

Turgut Uyar

<><><><><><><><><><><><><><><><><><><>


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: PATRONA BİLDİRİLECEK YAZILAR EMİR VE GÖRÜŞLERİNİZE HAZIRDIR
İletiTarih: 27 Şub 2010 18:50 
Çevrimdışı
Site Sorumlusu
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 21 Ekm 2001 00:01
İleti: 8055
Konum: İstanbul
Güngör Mengi, Vatan >>>>

Alıntı:
Köşe yazarlarını meclis seçsin!

Başbakan dün öfke kaynaklı hitabet sanatından yeni bir örnek verirken basın özgürlüğü idealini yerle bir etti!

Bir gün önce Çankaya’da gerçekleşen zirve konusunda çıkan bazı yorumları beğenmemiş anlaşılan; siyasi gerginliğin piyasalarda yarattığı olumsuz etkileri de görünce hıncını köşe yazarlarından çıkardı.

Partisinin il başkanlarına hitap ederken, Cumhurbaşkanı Gül ve Genelkurmay Başkanı Başbuğ ile yaptıkları toplantıyı eleştiren birkaç köşe yazısından hareket ederek, ilerde muhtemelen pişmanlıkla hatırlayacağı kariyerinin en talihsiz konuşmasını yaptı.

Kov gitsin!

Medya patronlarının “Ne yapayım, köşe yazarı bu hâkim olamıyorum” diyemeyeceklerini öne sürerek şöyle devam etti:

“Diyeceksin ki ‘Sen bunun sorumlususun arkadaş’... Niye? Çünkü ülkeyi germeye, ekonomiyi germeye hakkı yok!”

Başbakan orada da durmadı:

“Herkes fikrini söylemekte serbesttir. Tabii söyle ama o insanlara da o kalemleri teslim edenler der ki ‘kusura bakma kardeşim bizim dükkânda sana yer yok!’ Çünkü herkes vitrinine lâyık olanı koyar.”

Mesaj yeterince açıktır. Başbakan medya patronlarına açıkça şunu demek istiyor:

“Köşe yazarının liyakat normlarını benden soracaksın, buna uymayanları vitrinine koymayacaksın, kovacaksın!”

Nereden nereye

Başbakan’ı danışmanları yanıltmış olmalıdır. Çünkü medya yazdığı için piyasalar bozulmadı.

Borsa bir haftada 54 binden 48 binlere indiği, dolar 1.52’den 1.56 düzeyine yükseldiği için haber ve yazı konusu oldu.

Medya kötü yazınca ekonomi kötü gitmez.

Türkiye’deki durum kötü yönetimin doğurduğu sarsıntıdır.

İktidar aylardan beri ülkenin istikrarına zarar verecek siyasi kumarlar oynuyor. Bunca sorumsuzluğu yap sonra bir zirve ile bütün sıkıntılardan kurtul; böyle bir sihirbazlık yeteneğine hiçbir iktidar sahip olamaz.

Nitekim Financial Times gazetesi dün “Yabancı yatırımcılar Türkiye’de işlerin iyiye gideceğine ikna olmadı” diye yazdı.

AKP özellikle son bir yılda yaptıkları ile kurumları birbirine düşürdü. Bu yetmiyor gibi kurumların kendi içlerinde de çatışmaları, kutuplaşmaları körükledi.

Cumhuriyet tarihinin kâğıt üstünde en sorunsuz iktidarı vehimleri ile, saplantıları ile sürekli sorun üreterek hem kendi rahatını kaçırıyor, hem ülkenin...

2010 yılında Türkiye’yi beğenmediği yazarları patronlarını korkutarak işten attırmaya çalışan bir zihniyet yönetiyor.

Oysa bu Cumhuriyet, Avrupa belâlı diktatörlerin elinde nefes darlığı çekerken “Basın özgürlüğünden doğan sakıncaları ortadan kaldıracak araç yine basın özgürlüğünün kendisidir” diyen bir anlayışla yola çıkmıştı.

Nereden nereye?..

Dün bir okurumuz ağlanacak halimize güldüren bir akıl veriyordu:

“Halkın iradesi gazetelere yansısın: Köşe yazarlarını meclis seçsin!”

_________________
-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^
....
sonu olsun diyorum
neyin sonu ama
hiç değilse bu taş basamakların

Turgut Uyar

<><><><><><><><><><><><><><><><><><><>


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: PATRONA BİLDİRİLECEK YAZILAR EMİR VE GÖRÜŞLERİNİZE HAZIRDIR
İletiTarih: 27 Şub 2010 18:57 
Çevrimdışı
Site Sorumlusu
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 21 Ekm 2001 00:01
İleti: 8055
Konum: İstanbul
Serdar Akinan, Akşam >>>>

Alıntı:
Başbakan'ın muhteşem konuşması

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan muhteşem bir konuşma yaptı. Türkiye gerçeğinden kopuk, ard niyetli bazılarına cevap niteliğindeki bu konuşmasında bakın hangi gerçeklerin altını özenle çizdi.

Sadece Doğu'da yapılanları anlattığı şu cümlelerdeki veriler çok önemliydi:

'Önümüzdeki dönemde Bağbaşı Barajı, Mavi Tünel tamamlanarak sistemde 414 milyon metreküp su depolanacak ve şurası da çok önemli; 17 kilometrelik tünelle havzaya su aktarılacak. 2008 yılı başında GAP yatırımları için 1 milyar 63 milyon TL; 2009 yılında 2,7 milyar TL ve 2010 yılında da 3,1 milyar TL tahsis ettik. Eylem Planı dışında yürütülen yatırımlarla birlikte bu tutar 3,3 milyar TL'ye 2010'da ulaşıyor.

Bölgede, GAP kapsamında 25 adet anaokulu, 3 bin 264 derslikli 136 adet ilköğretim okulu, 4 bin 500 öğrenci kapasiteli 16 ortaöğretim pansiyonu, 816 derslikli 35 adet genel orta öğretim okulu, 408 derslikli 22 adet mesleki ve teknik eğitim okulu inşaatı, değerli arkadaşlarım şu anda devam ediyor.'

Milli Eğitim konusunda iktidarları döneminde atılan dev adımlara da değinen Sayın Başbakan Erdoğan dinleyenleri büyüleyen konuşmasında bakın hangi önemli verileri paylaştı:

'2002 yılında o dönemin hükümeti Milli Eğitim'e bütçeden 7,5 milyar TL ayırmıştı. Biz bu miktarı her yıl kademeli olarak artırdık. 2005 yılından itibaren, Cumhuriyet tarihimizde ilk kez Milli Eğitim'e ayrılan pay, diğer tüm kalemlerin önüne geçti ve ilk sırada yer aldı. 2010 yılında Milli Eğitim'e ayırdığımız bütçe, 2002 yılına göre yüzde 278 oranında arttı ve 28,24 milyar TL oldu. Yükseköğrenim Bütçesi 2,5 milyar TL idi, yüzde 275 oranında artırdık; 2010 yılında 9,3 milyar TL bütçeden pay ayırdık. Yurt-Kur bütçesi sadece 494 milyon TL iken onu da yüzde 456 oranında artırdık ve 2,7 milyar TL'ye yükselttik.
Kamunun araştırma geliştirmeye ayırdığı bütçe, arkadaşlar burası son derece önemli, 2002 yılında sadece ve sadece 57,7 milyon TL idi. AR-GE'nin... 2010 yılında biz bu miktarı 2 milyar TL'ye çıkardık; yani tam yüzde 3 bin 411 oranında artış sağladık. Üniversite AR-GE Bütçesi 86,6 milyon TL iken, bunu da 480 milyon TL'ye çıkardık, yani yüzde 3 bin 299 oranında artış yaptık.'

Sanayide yapılan dev atılımları nasıl anlattı Sayın Başbakan Erdoğan:

'2009 yılı Aralık ayı sanayi üretim endeksi, 2008 yılı Aralık ayına göre yüzde 25,2; bir önceki aya göre de yüzde 8,7 oranında arttı... Otomobil satışlarında krize rağmen artış devam ediyor... Ocak ayında, geçen yılın ocak ayıyla hemen hemen aynı oranda bir satış gerçekleşti ve 12 bin 594 otomobil satışı yapıldı... Binek ve ticari araç toplam satışı 2009 Ocak ayında 19 bin 606 adet idi; bu yılın ocak ayında ise sayı 20 bin 95 olarak gerçekleşti.'

Not: AKPARTİ.ORG.TR sitesini yenileyen arkadaşlardan köşe yazarları olarak naçizane bir ricamız olacak. Sayın Başbakan'ın konuşmalarını dakikası dakikasına siteye koyunuz... Malum, artık sadece bu konuşmaları yazacağız... Bir de bayat konuşma yayınladık diye ekmeğimizden olmayalım. Saygılar...

_________________
-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^
....
sonu olsun diyorum
neyin sonu ama
hiç değilse bu taş basamakların

Turgut Uyar

<><><><><><><><><><><><><><><><><><><>


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: PATRONA BİLDİRİLECEK YAZILAR EMİR VE GÖRÜŞLERİNİZE HAZIRDIR
İletiTarih: 27 Şub 2010 19:14 
Çevrimdışı
Site Sorumlusu
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 21 Ekm 2001 00:01
İleti: 8055
Konum: İstanbul
Altan Öymen, Radikal >>>>

Alıntı:
Erdoğan'ın istediği: 'Emir ve komuta zinciri' altında bir basın...

Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın dün doğum günüymüş. Kutlarım. Kendisine, ailesiyle birlikte nice mutlu yıllar dilerim.

Dün AKP’li il başkanlarıyla yaptığı toplantıdaki medyayla ilgili sözlerini ise, bir kere daha hayretle karşıladığımı belirtirim.
Başbakan o sözleriyle hangi gazetenin hangi yazarını veya yazarlarını kastetti, rivayetler çeşitli... Ama o sözler, kimi veya kimleri hedeflemiş olursa olsun, gazetelerin sahipleri, çalışanları, yazarları, çizerleriyle, tüm gazeteciler için ağır hakaretler içeriyor.

Başbakan, memlekette iyi gitmeyen işlerin sorumlusu ilan ettiği medyayı, ‘Türkiye’yi bir yangın yeri gibi gösterip ellerinde körüklerle sağa sola koşuşturuyor’, ‘ülkede ortamı karıştırmanın gayreti içinde bulunuyor’, ‘ekonomik durumu kötüleştiriyor’ diye niteledikten sonra, gazete sahiplerine hitap ediyor. Diyor ki:

“Şimdi o gazetelerin patronlarına sesleniyorum, ‘Ne yapayım köşe yazarı, hâkim olamıyorum’ diyemezsin. ‘Sen bunun sorumlususun arkadaş’ diyeceksin. Niye, çünkü bu ülkeyi germeye, bu ülkede ekonomiyi germeye kimsenin hakkı yok.
O zaman köşende yazı yazanın maaşını sen veriyorsun. Yarın feryat etmeye geldiği zaman da feryat etmeye hakkın yok. (...)
Eğer şurada yüzde 6.5 puan sadece piyasalar düşüyorsa bunun sebebinin kimler olduğu ortadadır. Onun için de ben diyorum ki, lütfen herkes çizgisini iyi bilmeli. Bu noktada ben uyarımı yapıyorum.”

‘Emir-komuta’ zinciri içinde

Gerçi Başbakan’dan buna benzer şeyleri daha önce de işitmiştim. Bunları, o zaman da hayretle karşılamıştım.
Bu defaki ‘yeni hayret’imin nedeni şu: Başbakan’ın eskiden söylediği aynı yöndeki sözleri, o zaman tüm gazetecilerin tepkilerine neden olmuştu. Ve Başbakan onları bir daha tekrar etmemişti.

Sanılmıştı ki, o söylediklerinin yanlış olduğunu geç de olsa artık fark etmiştir, artık böyle şeyler söylemeyecektir...
Dün ise şu anlaşıldı:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, gazete sahiplerinden beklediği şey, değişmemiştir. Aradan geçen zaman içinde, bunun tersine sözler de söylemiştir ama, o beklentisini hiç unutmamıştır sayın Başbakan. İstiyor ki, gazete sahipleri, kendisinin kayıtsız şartsız emrinde olmalıdırlar. Başbakan’ın eğilimlerini dikkatle izlemelidirler. Gazete yazarlarının, yazılarını o eğilimlere uygun şekilde yazmalarını sağlamalıdırlar.

Neleri, nasıl, ne şekilde yazabileceklerini ve neleri yazamayacaklarını tek tek ve ayrıntılarıyla onlar belirlemelidirler.

Böylece gazete yayınları, Başbakan’dan gazete patronlarına, gazete patronlarından gazete yazarlarına kadar işleyen bir ‘emir-komuta’ zinciri içinde yapılmalıdır. O zincirin içinde uyumsuzluğu görülenler çıkarsa, gazete patronları onlara, hiç gecikmeden derslerini vermelidir.

Başbakan’ın beklentisine göre, şöyle:

“Herkes fikrini söylemekte serbesttir. (...) Tabii serbest, söyle... Doğru. Ama o insanlara da o kalemleri teslim edenler der ki, ‘Kusura bakma kardeşim bizim dükkânda sana yer yok.’ Çünkü herkes vitrinine layık olanını koyar.”

Geriye ne kalacak?..

Evet, Başbakan Erdoğan’ın kafasındaki gazete imajı böyle: ‘Dükkânın vitrini’nde sadece Başbakan’ın istediği gibi yazan gazeteciler bulunacak. Ötekiler kovulacak...
Bu ‘ilke’nin uygulayıcısı da, Başbakan’ın emrindeki gazete sahibi olacak...
Bunun adı da, ‘basın özgürlüğü’ olacak... O rejimin adı da, ‘Demokratik rejim’.
Ve o rejimin başbakanına da, ‘demokratik bir rejimin başbakanı’ diye bakılacak...
Böyle bir şey olabilir mi?..

Demokrasinin ‘kuvvetler ayrılığı’ ilkesi, zaten bir ölçüde rafa kalkmış...
‘Yürütme’yi denetlemesi gereken ‘yasama’, ‘yürütme’nin kontrolü altında...
Yargının da kontrol altına alınması için yapılan planlar birbirini izliyor...
Bütün bu ‘üç kuvvet’in dışında kalması gereken basının da o ‘emir-komuta’ zinciri içine girmesi tamamlanınca, geriye ne kalacak?.. Demokrasinin ne olduğunu hatırlamamız için?..

***
Özetle: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın dünkü sözleri, demokrasimizin sadece geleceği açısından değil, bugünkü hali açısından da iç karartıcı bir manzara oluşturuyor.

Bu sözler ayrıca, basınımızda gerek gazete sahibi, gerek gazete çalışanı ve yazarı olarak görev yapan herkese saygısızlıktır.
Benim bu meslekteki pek çok dostum arasında, ne Başbakan’ın istediği tipteki bir gazete sahibi var, ne de gazete yazarı.
Hiçbiri, eğer gazete sahibiyse, çalışanlarına ‘madem ki ben maaşını veriyorum, öyleyse istediğimi yazdırırım’ gözüyle bakmamıştır.
Eğer gazete yazarı ise, ‘ben aldığım paraya bakarım, ona göre yazarım’ diye davranmamıştır.
Tabii, her meslekte olduğu gibi, bu meslekte de istisnalar olabilir.
Ama bu meslek -zaman zaman öyle zannedilse de- devamlı olarak ‘parayı veren düdüğü çalar’ anlayışıyla dışarıdan yönlendirilebilecek bir meslek değildir.

Demokrasinin ‘olmazsa olmaz’larından basın özgürlüğünün arkasında, o özgürlüğün asıl sahibi olan gazete okurları da vardır. Gazetelerini, dışarıdan gelebilecek müdahalelere karşı onlar da savunacaklardır.
(...)
Eklenti:
TT.JPG





Bu iletideki ekleri görmek için gerekli yetkilere sahip değilsiniz.

_________________
-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^
....
sonu olsun diyorum
neyin sonu ama
hiç değilse bu taş basamakların

Turgut Uyar

<><><><><><><><><><><><><><><><><><><>


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: PATRONA BİLDİRİLECEK YAZILAR EMİR VE GÖRÜŞLERİNİZE HAZIRDIR
İletiTarih: 27 Şub 2010 19:29 
Çevrimdışı
Site Sorumlusu
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 21 Ekm 2001 00:01
İleti: 8055
Konum: İstanbul
Özdemir İnce, Hürriyet >>>>
Alıntı:
Asker darbe yaparsa intihar edelim

KUŞKUSUZ, darbe yapmayı aklına koymuş asker bir yaşlı şair intihar etmesin diye bu kararından vazgeçmez. Ha, laf açılmışken söyleyeyim de günah benden gitsin: Kimse bana güvenip darbe falan yapmasın! Ekip çalışmasına alışkın olmadığım, tek başıma çalıştığım için benden kimse yararlanamaz!

FAL VADESİYLE OLMAZ

Ben planlı, programlı bir insanım: Paris’e, Beyrut’a, Sofya’ya, Köy’e ne gün gideceğim, İstanbul’a ne gün döneceğim bazen bir yıl önceden bellidir. Tabii, gazetenin vereceği görev gereği yapacağım yolculuklar, çok önemli davetler dışında. Günü gününe yapılan davetlere katılmam. Kendimi kafaca, ruhça hazırlamam gerek.
Asker bir darbe yapacaksa bunun da bir plan ve programı olmalı. 200 komutanla darbe yapılamaz! 3-5 yeter! Öyle sosyolojik araştırma gibi 5.000 sayfalık plan da olmaz. 15-20 satırı geçmemeli, ezberlenmeli. Fal vadeleri ile darbe yapılmaz!

KÂHİNLERE DANIŞMALI

Kadim Yunan’da, Delphoi’deki Apollon Tapınağı’nın Pythia bilici rahibeleri gibi, Dodone kehanet (bilici) yerleri gibi; Kassandra gibi geleceği görenler; Amphiaraos gibi büyük kâhinler vardı. Kâhin çınar yapraklarının hışırtısından gelen esinle gelecekten konuşurdu, geleceği haber verirdi. Bu nedenle Krallar ve büyük komutanlar bu kehanet yerlerine, büyük kâhinlere gidip ya da elçi gönderip yapacakları seferler ve işler konusunda danışırlardı. Danışmada soruyu yalın ve doğru koymak önemliydi.
Bizim Osmanlı da keçinin kuyruğuna bakardı karar vermek için. Tarihi bir karar vermeden önce ya remil attırır ya da istihareye yatardı.
Darbe yapmak kötü ama ciddi bir iştir. Yapmadan önce Atlantik ötesi ve berisinin çağdaş kehanet yerlerine gitmek, kâhinlere danışmak gerek. Yoksa yarı yolda kalınır alimallah!

KORKUNUN BÜYÜLEYİCİ YANI

Avrupa Birliği’ne giriş müzakerelerinin ucu açık olabilir ama askeri darbelerin ucu açık olamaz, olmamalı. Ucu açık darbenin tehlikesi, hâlâ kızlarımın bodrum kapağını açıp, “Bak Öz, bak Demir, öcü geliyor ha!” diye beni korkutmalarına benzemez. Benzemez ama ben yıllarca korktum. Siren sesleri yüzünden uçaklardan korktum, itfaiyenin önünden geçemedim. Korkunun bir büyüleyici yanı var, insanın bedenini, aklını ve ruhunu kötürüm eder.
Gerçekleşmeden önce korkutan darbe yapıldıktan sonra kimse üzerinde bir korku baskını yaratmayacağı için hiçbir işe yaramaz. Darbe kara kalabalığın beklemediği anda yapılır ki herkes aklını yitirsin ve koyunlaşsın! Kimse, darbe olursa şunu yaparım, bunu yapmam türünden önlem almamalı. Zaten, çağdaş Delphoi’ler, Dodone’ler hoşlanmazlar bu türden laubaliliklerden.

BUYURSUNLAR...

“Cekti”, “caktı” gibi “geçmişte gelecek zaman”lı fiil çekimleriyle darbelerden söz edilmez.
“Cekti, caktı” zamanaşımının işaretidir. La Fontaine’in “Kurtla Kuzu” masalıdır!
İşte bu nedenle, “Asker şu tarihe kadar darbe yaparsa intihar edelim!” diyenlerin karşısına darbe duacılarının çıkıp “Falanca tarihe kadar asker darbe yapmaz ise intihar ederim!” demesi gerek! Buyursunlar, Halep orada ise arşın burada! Bu iş darbe toto ile olmaz!

(Nota Bene: 1. Asker darbesi şu günler mümkün olsaydı, günümüzün başıbozuk proje taşeronları askere yazılırdı. 2. Askeri darbeye karşıyım ama hayali darbeler üreterek TSK düşmanlığı yapanları da doğal düşmanım sayarım!)

_________________
-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^
....
sonu olsun diyorum
neyin sonu ama
hiç değilse bu taş basamakların

Turgut Uyar

<><><><><><><><><><><><><><><><><><><>


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: PATRONA BİLDİRİLECEK YAZILAR EMİR VE GÖRÜŞLERİNİZE HAZIRDIR
İletiTarih: 28 Şub 2010 21:38 
Çevrimdışı
Site Sorumlusu
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 21 Ekm 2001 00:01
İleti: 8055
Konum: İstanbul
Hasan Cemal, Milliyet >>>>
Alıntı:
(...)
Hop dedik Sayın Başbakan!

Aynen öyle, Tayyip Erdoğan’ın dün gazeteci milletinin bazı fertleriyle, kimi köşe yazarlarıyla ilgili sözlerini dinleyince, ilk tepkim başlıktaki gibi oldu.

Hop dedik Sayın Başbakan!

Çok gerginsiniz, malum nedenlerle.
Bu bir sır değil, biliniyor.
Ancak bu ruh halleriniz, sizin dünkü sözlerinizi kesinlikle mazur göstermez, bunu bilesiniz.
Patrona çağrı yapacaksınız, atın o köşe yazarlarını diye...
Olmadı, hiç olmadı.
Yanlış yaptınız.
Lütfen biraz yutkunarak konuşun. Gırtlağın dokuz boğum olduğunu unutmayın.
Basın özgürlüğü diye bir şey varsa, demokrasi diye bir şey varsa, bu sözlerinizle her iki sınavdan da çakarsınız, Sayın Başbakan.
Bunu iyi bilin.

_________________
-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^
....
sonu olsun diyorum
neyin sonu ama
hiç değilse bu taş basamakların

Turgut Uyar

<><><><><><><><><><><><><><><><><><><>


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: PATRONA BİLDİRİLECEK YAZILAR EMİR VE GÖRÜŞLERİNİZE HAZIRDIR
İletiTarih: 01 Mar 2010 02:57 
Çevrimdışı
Forum Demirbaşı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 16 Mar 2006 10:51
İleti: 1713
"sulandırmayalım" uyarısını üstüme alsam mı acaba?
Şimdi, plat-forum'u bir mecra, umarsız'ı bu mecranın patronu, admine'yi de "genel yayın yönetmeni" olarak kabul edersek:
Başbakan'ın uyarısı doğrultusunda "beslemeyin, asın bunları" uygulamasına tabi olacak ilk yazar ben olur muyum diye tırstım doğrusu...
Bu nedenle, admine'nin uyarısını ciddiye alıp bu başlığı uzaktan izleyeceğim. Neme lazım, "atılacaklar listesinde" olduğumu görürsem, hemen "yandaş" veya "kullanışlı" medyaya transfer olacağım... (Valla beni isteyen çoooook! :gobecik: )

_________________
Zenginin yenisinden, solcunun eskisinden, ibnenin gizlisinden, allah koru yarabbi!


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: PATRONA BİLDİRİLECEK YAZILAR EMİR VE GÖRÜŞLERİNİZE HAZIRDIR
İletiTarih: 01 Mar 2010 08:19 
Çevrimdışı
Site Sorumlusu
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 21 Ekm 2001 00:01
İleti: 8055
Konum: İstanbul
:D Biz forumca atılacaklar listesinde olabiliriz. İhbar da kurtarmaz sanırsam ama bakalım. :P

_________________
-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^
....
sonu olsun diyorum
neyin sonu ama
hiç değilse bu taş basamakların

Turgut Uyar

<><><><><><><><><><><><><><><><><><><>


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: PATRONA BİLDİRİLECEK YAZILAR EMİR VE GÖRÜŞLERİNİZE HAZIRDIR
İletiTarih: 01 Mar 2010 09:01 
Çevrimdışı
Site Sorumlusu
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 21 Ekm 2001 00:01
İleti: 8055
Konum: İstanbul
Tufan Türenç, Hürriyet >>>>

Alıntı:
Normalleşen Türkiye...


SÜLEYMAN Demirel hem başbakanlığı hem de cumhurbaşkanlığında zaman zaman telefonla arardı:

“Yazını dikkatle okudum. Bir düzeltme yapmak için değil, bilgi vermek için aradım. Aklının bir kenarında bulunsun” derdi.

Yazımdaki eleştirilen konularda bilgiler verir, iyi temennilerde bulunur, ben de saygılar sunardım. Konuşma biterdi.
Tansu Çiller de zaman zaman arardı. Hem de sabahın erken saatlerinde.
“Sayın Türenç yazınızı okudum. Eleştirilerinizi çok ağır buldum. Bunları hak ettiğimi düşünmüyorum” der, gerekçelerini söylerdi.
Ben de gerekçelerimi söyler, karşılıklı saygılar sunarak telefonları kapatırdık.
Ecevit, Mesut Yılmaz, Erbakan eleştiri yazıları için aramazlardı.
Zaman zaman ben bazı konularda bilgilenmek için Ecevit ve Yılmaz’ı arardım.
İkisi de herhangi bir imada bulunmadan sorularımı yanıtlarlardı.

* * *
Şimdi artık böyle olmuyor.
Başbakan Erdoğan eleştiri yapan yazarlara bütün iletişim kapılarını kapatıyor.
Basın toplantılarına bile davet etmiyor.
Ancak kürsülerden bu yazarlara dönük suçlayıcı konuşmalar yapıyor.
Son zamanlardaki gerginliğin ekonomiye verdiği zararların sorumlusu olarak da köşe yazarlarını suçlu ilan etti.
Bununla da kalmadı, onları patronlara şikâyet edip hesaplarını kesmesini istedi.
Sanırım bu davranış Cumhuriyet tarihinde ilk kez oluyor.
Başbakan’ı dinleyen bakanlar ve AKP il başkanları büyük bir coşkuyla alkışladılar.
Başbakan Yardımcısı Arınç ise Başbakan’ın sözlerinin basın özgürlüğüne bir müdahale olmadığını söyledi.
Demek ki, AKP’lilerin anlayışına göre Türkiye böyle demokratikleşiyor.
Böyle normalleşiyor.

* * *
Geçelim bir başka önemli konuya...
Arkadaşımız Toygun Atilla’nın müthiş bir haberine...
Okumayanlar için özetleyelim.
22 Şubat Pazartesi günü Türkiye’nin birçok ilinde Balyoz operasyonu yapıldı ve 51 subay ve astsubay “darbe hazırlama” suçundan gözaltına alındı.
Aralarında kuvvet ve ordu komutanları ile korgeneral, tümgeneral, tuğgeneraller de var.
Sorgulama ve tutuklamalar 26 Şubat Cuma günü tamamlandı.
Sorgulanan 51 kişiden 34’ü tutuklanma istemiyle mahkemeye sevk edildi.
Bu noktada büyük kuşku uyandıran bir durum var.
Tutuklamalarla ilgili bütün kararları tek bir hâkim verdi.
Bu hâkim gözaltına alınmaların başladığı günden itibaren görev yapan Ali Efendi Peksak.
Hâkim Peksak kendisine gönderilen 34 kişiden bir tek kişiyi, Albay Mustafa Yoleri’yi serbest bıraktı.
Yoleri’nin serbest bırakılmasının nedeni ise mahkemede rahatsızlanmasıydı.
Yoleri serbest bırakıldıktan sonra hemen hastaneye kaldırıldı.
Diğer 33 kişi ise cezaevine gönderildi.
Tutuklanan muvazzaf ve emekli subayların avukatları Hakim Ali Efendi Peksak’ı “Savunma haklarını kısıtlamak, soruşturma dosyalarını incelemeden sabit kararla tutuklama kararları vermek”le suçladılar.
Toygun Atilla Hâkim Ali Efendi Peksak’ın yüzde 97 tutuklama oranı ile yeni bir rekor kırdığını özellikle vurguluyor.
Bu iki ilginç ve düşündürücü örnek “Türkiye demokratikleşiyor, normalleşiyor” diyenlerin yüksek takdirlerine sunulur.

_________________
-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^
....
sonu olsun diyorum
neyin sonu ama
hiç değilse bu taş basamakların

Turgut Uyar

<><><><><><><><><><><><><><><><><><><>


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: PATRONA BİLDİRİLECEK YAZILAR EMİR VE GÖRÜŞLERİNİZE HAZIRDIR
İletiTarih: 01 Mar 2010 09:10 
Çevrimdışı
Site Sorumlusu
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 21 Ekm 2001 00:01
İleti: 8055
Konum: İstanbul
>>>>

Resim

_________________
-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^
....
sonu olsun diyorum
neyin sonu ama
hiç değilse bu taş basamakların

Turgut Uyar

<><><><><><><><><><><><><><><><><><><>


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: PATRONA BİLDİRİLECEK YAZILAR EMİR VE GÖRÜŞLERİNİZE HAZIRDIR
İletiTarih: 02 Mar 2010 16:58 
Çevrimdışı
Site Sorumlusu
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 21 Ekm 2001 00:01
İleti: 8055
Konum: İstanbul
Partisinin grup toplantısında "Yanlış anlaşıldım" falan diye özür mü dilemeye çalıştı n'aaptı belli olmadı pek. Zannımca geçende andığı ünlü deyişteki kıpti pozisyonuna düştü.

"Yazarlara demedim, patronlarla sohbet ediyoruz bazen, yazarlarına söz geçirememekten yakındıkları oluyor, onlara dedim!"

Oldu başbakanım. :P Ortalıkta bağırdığınızla yetinmeyip konuyla ilgili olarak patronlarla da "sohbet" ettiğinizden şüphemiz yoktu zaten. Bilgi için teşekkürler. :roll:

Bugün Gırgır'ı ihbar ediyorum: :twisted:

Eklenti:
Gırgır.jpg


Bu iletideki ekleri görmek için gerekli yetkilere sahip değilsiniz.

_________________
-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^
....
sonu olsun diyorum
neyin sonu ama
hiç değilse bu taş basamakların

Turgut Uyar

<><><><><><><><><><><><><><><><><><><>


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: PATRONA BİLDİRİLECEK YAZILAR EMİR VE GÖRÜŞLERİNİZE HAZIRDIR
İletiTarih: 24 Mar 2010 20:42 
Çevrimdışı
Site Sorumlusu
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 21 Ekm 2001 00:01
İleti: 8055
Konum: İstanbul
>>>>

Alıntı:
Ben Böyle Sanatçının!.. - Nihat Behram


Yazdır Arkadaşına gönder Kimisi zalim sofrasında beslenir, efendisi gibi seslenir, iktidara yaslanır, ben böyle sanatçının...

Kimisi bu dünyaya adaleti hiçlikte arar, zenginliği piçlikte arar, yükselmeyi kıçlıkta arar, ben böyle sanatçının...

Kimisini patronu gazinodan devşirmiş, hava basıp star diye şişirmiş, servetini yoksul halktan aşırmış, ben böyle sanatçının...

Kimisinin atı gider tırıstan, malı mülkü gülistan, bahşiş gelir Soros’tan, ben böyle sanatçının....

Kimisinin işkembesi davetlerde şaşalar, sefasına ortak olur paşalar, sahibinin çöplüğünü eşeler, ben böyle sanatçının...

Kimisi korkusunda paslanır, köşesinde kendi için süslenir, ömür boyu tasmasına yaslanır, ben böyle sanatçının....

Kimisi akar suyu kurutur, ağıt söyler sırıtır, garibanı arabeskle avutur, ben böyle sanatçının...

Kimisi kandırmaca reklâm ile geçinir, hamur gibi her biçime açılır, çıkar için küçüldükçe küçülür, ben böyle sanatçının...

Kimisinin hesapları her düzenle uyuşur, karakteri topaç ile yarışır, semer vursan eşekliğe alışır, ben böyle sanatçının...

Kimisinin akordu güce ayarlı, ağzı gemli sırtı eğerli, çöpe atsan çöpe uyarlı, ben böyle sanatçının...

Kimisi var her kılıkta dolanır, yalan ile yalanır, masumiyet maskesiyle dilenir, ben böyle sanatçının...

Kimisi var imamlığa özenir, servetini üfürükten kazanır, rol icabı boş tabuta uzanır, ben böyle sanatçının...

Kimisinin tek işi var güldürmek, şaklabanlık yapıp halkı kandırmak, direneni yıldırmak, ben böyle sanatçının...

Kimisine devrimcilik alay konusu, bakışında halay çeker hainliğin sürüsü, hesapçının küçüğü bencilliğin irisi, ben böyle sanatçının...

Kimisi var mazlum halkın celladıyla gülüşür, ünü için her kapıya ilişir, çıkar bulsun azraile yılışır, ben böyle sanatçının...

Kimisinin ayık vakti sayılı, eli kanlı düzenbazdan dayılı, yazlıkları parsel parsel kıyılı, ben böyle sanatçının...

Kimisi var hindi gibi şişinir, her konuda dayak için kaşınır, gece gündüz kendisini düşünür, ben böyle sanatçının...

Kimisinin hem o yanda hem bu yanda bezi var, döneklikte geme gelmez hızı var, ihaneti tezgâhlama yüzü var, ben böyle sanatçının...

Kimileri ruhlarını üç kuruşa pazarlar, imam alsın iman için yazarlar, yemlendikçe kuduz gibi azarlar, ben böyle sanatçının...

Kimisi cahilin çok bilmişi, safsatanın ermişi, ukalânın cümbüşü, ben böyle sanatçının...

Kimisi ömür boyu çamur toplar bendine, lekesini sıçratacak kurban arar kendine, sağ bırakmaz garibanı düşürmesin punduna, ben böyle sanatçının...

Kimisi halkın kavgasından ‘sanatçıyım’ diye sıvışır, sonra gider sultanın sultasında siyaseti kırışır, ben böyle sanatçının...

Kimisi yalakalık reçetesi, iktidar sofrasının peçetesi, yobazlığın civatası, ben böyle sanatçının...

Kimisine etik dersin atık diye sayıklar, hergün gider patronunun pirincini ayıklar, eğri işte uyanır doğru işte uyuklar, ben böyle sanatçının...

Kimisinin ünü kendine kalkan, pislik deryasında kalkanı yelken, sorsan tek korunağı bir eski yorgan, ben böyle sanatçının...

Kimisi var entel mi entel, yalısında şalvar giyer baloda dantel, odada geveze meydanda hantal, ben böyle sanatçının...

........

Üstelik de çoğunun sanatçılığı horozun kuşluğu kadar, kalpazan puştluğu kadar, molozun taşlığı kadar... Onun için, şu yazıya heder olan zamanıma yanarım, neyleyim ki yalakanın sürüsü ateşimi azdırdı, harlamasam tende tütmez dumanım, suskun duran kalabalık beni candan bezdirdi...

Ben öyle suskunluğun...

_________________
-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^
....
sonu olsun diyorum
neyin sonu ama
hiç değilse bu taş basamakların

Turgut Uyar

<><><><><><><><><><><><><><><><><><><>


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 12 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye