Sistem saati: 06 Eyl 2010 14:37

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 9 ileti ] 
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: 12 Eylül Anayasası’na da, AKP Anayasası’na da Hayır (Ürün So
İletiTarih: 29 Tem 2010 22:00 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 29 Tem 2010 21:58
İleti: 2
12 Eylül Anayasası’na da, AKP Anayasası’na da Hayır

Bilindiği gibi, AKP iktidarı 12 Eylül rejiminin kalbi Çankaya’yı 2007’de eline geçirdikten sonra işbirlikçi kapitalist devlet sisteminin çeşitli organlarını art arda fethetti. Meşhur Devlet Güvenlik Mahkemelerinin devamı olan Özel Yetkili Ceza Mahkemeleri eliyle Ergenekon, Balyoz, Kafes, Poyrazköy, Dursun Çiçek, Erzincan davalarını açarak Silahlı Kuvvetleri iyice hırpalayıp hizaya sokan AKP iktidarı, yüksek yargı organlarını da tıpkı Emniyet gibi doğrudan kendi uzantısı hâline getirmek için anayasa değişikliği hamlesini başlattı. Anayasa Mahkemesi, AKP’nin metninde iki küçük teknik değişiklik yaparak referandumun yolunu açtı. Böylece, Meclis, Cumhurbaşkanlığı, merkezî hükümet, bakanlıklar, Emniyet, TRT, YÖK, TİB, MİT, SPK, BDDK ve yerel yönetimleri sağlamca elinde tutan AKP’nin Silahlı Kuvvetler’den sonra Anayasa Mahkemesi’ni de sindirdiği ortaya çıktı. Egemen kapitalist sınıfların geleneksel Kemalist-ulusalcı-milliyetçi kanadının devlet organları içindeki çekirdeğinin siyasal irade felcine uğradığı görüldü. AKP’nin anayasa metni 12 Eylül 2010 tarihinde halkoylamasına sunulacak.

AKP bu anayasa değişikliğiyle 12 Eylül faşist rejiminin hiçbir kurumunu ortadan kaldırmıyor, bütün üniversiteleri kışla düzenine sokan YÖK örneğinde olduğu gibi sadece bu kurumları doğrudan doğruya kendi denetimi altına alıyor. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’ndaki rakiplerini tasfiye ederek Yargıtay ve Danıştay başta olmak üzere genel yargı sistemini tekeline alıyor. Anayasa Mahkemesi’ni Cumhurbaşkanı ve hükümetin kesin emrine sokuyor. Böylece özelleştirme, vurgun, kadrolaşma, muhalifleri tasfiye, demokratik hakları tırpanlama, gericiliği daha da yoğunlaştırma politikalarını dizginsizce yürütecek güce kavuşmak istiyor. Yüksek Askerî Şura ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun temel kararlarını hâlâ yargı denetimi dışında bırakıyor. Cumhurbaşkanı’nın yetkilerini daha da arttırdığı gibi, onun tek başına verdiği kararları yine yargı denetimi dışında bırakıyor. Doğal yargı ilkesine aykırı ve temel görevi işçi sınıfının ve ezilen halkların siyasal muhalefetini biçmek olan olağanüstü mahkemelere dokunmuyor. Askerî yargı ve sivil yargı ikiliğine son vermiyor, askerî yargıyı sürdürüyor. Genelkurmay’ın ve Emniyet’in despotik yetki ve ayrıcalıklarını himaye ediyor. Kapitalizmin ve emperyalizmin en anti-demokratik mekanizması olan olağanüstü hâl, sıkıyönetim ve savaş sistemini aynen sürdürüyor. Olağanüstü hâllerde, sıkıyönetim ve savaş dönemlerinde çıkarılan kanun kuvvetinde kararnamelerin şekil ve esas açısından Anayasa Mahkemesi’ne götürülemeyeceğine dair faşist hükmü koruyor. Yani sadece hükümet ve Cumhurbaşkanının parlamentoya bile başvurmadan alacağı kararları tartışılmaz ve sorgulanamaz kanun ilan ederek burjuvaziye kayıtsız şartsız diktatörlük olanağını sağlayan meşhur 148. Maddeyi aynen benimsiyor. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yetkilerini ve zorunlu din dersini muhafaza ediyor. 12 Eylül Anayasası’nın ezilen halkların varlığını ve temel haklarını reddeden şovenist anlayışı somutlaştıran başlangıcını ve maddelerini devam ettiriyor. Türk-İslam-NATO Sentezi’ni koruyarak emperyalizme bağımlı kapitalist sistemin bütün yapısını halka dayatmaktan vazgeçmiyor.

AKP’nin Anayasası, daha 1982’de 12 Eylül Anayasası’na hayır diyen işçi sınıfı ve ezilen halk örgütlerinin hiçbir temel istemini karşılamıyor. İşçi sınıfını, yoksul köylüleri, memurları, emeklileri, işsizleri, kadınları, gençleri, Kürt halkını, Alevileri, diğer bütün ezilen halk ve inanç gruplarını yok sayıyor. Siyasal ve toplumsal muhalefetin serbestçe örgütlenmesi ve temsili önündeki engellere dokunmuyor. Siyasal partilerin önüne konulan yüzde 10’luk seçim barajını fütursuzca sürdürüyor. Sendikaların önündeki yetki barajlarını muhafaza ediyor. Stratejik işkollarında grev yasağını kaldırmıyor. Kamu emekçilerine grev hakkını tanımıyor. Düşünce ve ifade özgürlüğünü çiğnemeye devam ediyor. İnsanlık dışı F tipi hapishane sistemini görmezden geliyor. Genel af öngörmüyor. Eşitlik ve özgürlük temelinde Kürt savaşını durduracak, onurlu barışı sağlayacak tek bir düzenleme bile getirmiyor.

Kısacası AKP’nin Anayasası 12 Eylül Anayasası’nı şekilde ve esasta devam ettiriyor. Kamu emekçilerine grevsiz toplu sözleşme hakkının verilmesi, disiplin cezalarını yargıya götürme hakkının tanınması, yargı kararı olmadan yurttaşların yurtdışına çıkışının engellenmemesi, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı verilmesi gibi düzenlemeler 12 Eylül Anayasası’nın şekilde ve esasta devam ettirilmesi için verilen bütünlüksüz küçük ödünler olarak kalıyor; işçi sınıfının ve ezilen halkların mücadelesini kolaylaştıracak, onların durumunu düzeltecek köklü bir reform anlamına gelmiyor. AKP’nin Anayasası aslında 12 Eylül Anayasası’dır. AKP’nin Anayasası’na evet demek 12 Eylül Anayasası’na evet demektir; 12 Eylül faşist darbesinin, derin devletin, işkencenin, işbirlikçi kapitalist statükonun kaba bir makyajla sürdürülmesine onay vermektir; dönek Nabi Yağcı türünden emperyalizm ve kapitalizm şakşakçısı liberal şarlatanların ihanetini benimsemektir.

Türkiye Komünist Partisi ve İlerici Gençler 1982’de 12 Eylül Anayasası’na en zor koşullarda hayır dediler. Bugün de AKP’nin 12 Eylül Anayasası’nın ömrünü uzatmayı amaçlayan metnine onurla hayır diyecekler. Yeni bir anayasa fikrine çoktan hazır toplumu birkaç kırıntıyla bu hedeften uzaklaştırma kurnazlığını boşa çıkartacaklar. AKP’nin 12 Eylül faşist rejimini kendi yönetiminde sürdürme oyununu teşhir edecekler. Bu konuda Türkiye halkını sabırla aydınlatmak için ellerinden geleni yapacaklar. Referandumda hayır diyerek 12 Eylül Anayasası’na da, AKP Anayasası’na da hayır demiş olacaklar.

Devrimci siyasette boykot taktiğinin pasif bir taktik değil, halkı mevcut rejimin sınırları dışına fiilen yürütmeyi öngören kitlesel bir hücum taktiği olduğunu bilen komünistler, bugünkü somut şartlarda kitleler içindeki örgütlenme düzeyimizin yeterli olmadığını, kitlelerin hücuma henüz hazır olmadığını dikkate alarak, hücumun gereğini kitlelere sabırla benimsetecek, onları böyle bir hücuma hazırlayacak hayırın propagandasını yapacaklar.

Kitlelerin ruh hâlinin henüz hücum taktiğine uygun olmadığını kabul ettikleri hâlde yine de boykotu savunanların “boykot”u ise, mevcut referandum sistemine göre sonucun referanduma katılanların sayısından bağımsız olarak belirlenmesi nedeniyle (örneğin referanduma katılan seçmen sayısının yüzde 51’in altında kalması durumunda referandumun geçersiz sayılması gibi bir düzenlemenin olmaması nedeniyle) sonuca hiçbir etkide bulunmayacak, sadece propaganda aracı olarak kalacaktır.

Bununla birlikte, komünistler ve ilerici gençler, enternasyonalizmi esas alan temel politikalarının ayrılmaz bir parçası olarak Kürt ulusal hareketiyle dayanışmalarını teyit ederler. Kürt ulusal hareketinin Kürt bölgelerinde hayır demekten daha ileri bir pozisyonda bulunduklarına ve aktif boykot uygulayabilecek güçte olduklarına dair saptamasını saygıyla karşılarlar.

12 Eylül referandumunda AKP’ye dur diyeceğiz. Böylece 12 Eylül rejimine kökten son veren, işçi sınıfının ve ezilen halkların temel istemlerini karşılayan yeni, demokratik, bağımsızlıkçı ve özgürlükçü bir anayasanın yolunu elbirliğiyle açacağız.

http://www.urundergisi.com/haber.php?newsid=7397


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: 12 Eylül Anayasası’na da, AKP Anayasası’na da Hayır (Ürün So
İletiTarih: 25 Ağu 2010 09:34 
Çevrimdışı
Yerleşik Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 06 Ağu 2007 22:06
İleti: 176
Alıntı:
12 Eylül referandumunda AKP’ye dur diyeceğiz. Böylece 12 Eylül rejimine kökten son veren, işçi sınıfının ve ezilen halkların temel istemlerini karşılayan yeni, demokratik, bağımsızlıkçı ve özgürlükçü bir anayasanın yolunu elbirliğiyle açacağız.


15-20 kişilik dergi çevreniz düzenli olarak dergi çıkarmaya bile yetmiyorken böyle afili cümlelerle yazılar yazmanız pek manasız oluyor.neyse sadete gelelim ne diyorduk:

http://www.yetmezamaevet.com/

_________________
''Ah! küçük hokkabazlık, sefil aynalı dolap;
Bir şapka, bir eldiven, bir maymun ve inkılap!''


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: 12 Eylül Anayasası’na da, AKP Anayasası’na da Hayır (Ürün So
İletiTarih: 25 Ağu 2010 12:14 
Çevrimdışı
Forum Demirbaşı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 22 Tem 2006 15:48
İleti: 1450
Konum: olmayan ülke
sol (bu tabi sadece sola özgü değil) bu kadar bölünürken her yeni parti de mayoz mitoz bölünme geçirirken "el birliği" pek bir iddialı oluyor.

yetmez ama evet bana daha mantıklı geliyor toptan hayırdan ziyade .?

_________________
Ademin yediği elma hep benden mi sorulur?


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: 12 Eylül Anayasası’na da, AKP Anayasası’na da Hayır (Ürün So
İletiTarih: 31 Ağu 2010 02:56 
Çevrimdışı
Site Sorumlusu
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 21 Ekm 2001 00:01
İleti: 8053
Konum: İstanbul
Başlık vesile, yoksa ne Ürün ne de bir başka "sol" yayın, hiiiiç derdim değil. Sol tabii cemaat aklı uyarınca kelle hesabıyla anılmaz, onu da vurgulayalım da öyle girelim dar zamanda dar konuya:

"Bayram değil seyran değil, eniştem beni niye öptü?"

Kendisine her kesimden görülmedik genişlikte tanınan onca sivil desteğe karşın "özgürlükler" adına -parmağının ucunu oynatmamış demeyelim hadi de kırmayalım narin kalpleri!- ancak (serçe!) parmağının ucunu oynatmış ve seçim sonrası vaadi olan anayasa değişikliğini yine kendi aklınca yapmaya çalışıp becerememiş iktidar niye böyle düştü ocağımıza da öpüp duruyor bizi diye kimse sormuyor mu?

Evet mi Hayır mı diye twitlerde kırılanlar, feyslerden feys beğenmeyenlerin kaçta kaçı ömrünce kaç yasa okudu? Anayasa okudu mu? Hukuk diline aşina mı? Bir hukuki cümlede saklı tüm sonuçların farkında mı? Farkında olmamanın dibine mi vurduk, nedir, ne olmakta?
.?
Hayır, deliler gibi sabah akşam bu konuda yazacağım fakat günlerdir sevgülüm hastanede. (Başlığı hastane konusu için kullanmayalım canım forumdaşlarım, gerekiyorsa özelden konuşuruz.) Yemişim referandumunuzu modundayım ve fakat bir fakat daha: Aşkımı aşk yapan hep bir savaşım var fonda, ölsek ölümüz yeter, öyle diyeyim; kısa keseyim:

12 Eylül anayasası toptan inkar edilmiyor ya, işe gelen maddeler değiştirilmeye çalışılıyor. Daha önce de sessiz sedasız pek çok kez yapıldığı gibi. Sanki o kutsal metne ilk kez dokunuluyormuş gibi yapanlara niye kanılıyor, propagandayı fark etmek bu kadar zor mu? Evet ya da yetmez ama evet ya da boykot falan, yüreğinize sular serpen nedir? Ben de istiyorum o sudan...

Sahiden. Çok ihtiyacım var, yeminle!!! :tek: :kara:

_________________
-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^
....
sonu olsun diyorum
neyin sonu ama
hiç değilse bu taş basamakların

Turgut Uyar

<><><><><><><><><><><><><><><><><><><>


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: 12 Eylül Anayasası’na da, AKP Anayasası’na da Hayır (Ürün So
İletiTarih: 01 Eyl 2010 08:28 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 15 Mar 2010 17:08
İleti: 55
Yaa affınıza sığınarak, SSCB yok, O'nun 5. kolu TKP yok, İ. Bilen Yoldaş yok, R. Yörükoğlu kardeş yok. Ürün dergisi var. Yazıya göz atabildiğim kadarıyla, 35 yıl önceki kafayla var... Aslında işin diyalektik gerçeği 1800'lerin kafasıyla var...

E bana kızın o zaman küfür edin hatta, solcu faşist yobazlar sizi...

ses apla, kelle hesabı yapılmaz ama bi kitle hesabı yaparsak ne kalır elimizde...


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: 12 Eylül Anayasası’na da, AKP Anayasası’na da Hayır (Ürün So
İletiTarih: 02 Eyl 2010 16:04 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 30 Tem 2010 18:27
İleti: 6
ridvangunel demişki:
Yaa affınıza sığınarak, SSCB yok, O'nun 5. kolu TKP yok, İ. Bilen Yoldaş yok, R. Yörükoğlu kardeş yok. Ürün dergisi var. Yazıya göz atabildiğim kadarıyla, 35 yıl önceki kafayla var... Aslında işin diyalektik gerçeği 1800'lerin kafasıyla var...

E bana kızın o zaman küfür edin hatta, solcu faşist yobazlar sizi...

ses apla, kelle hesabı yapılmaz ama bi kitle hesabı yaparsak ne kalır elimizde...


İşte o yüzden mücadeleye bir el atmak gerekir öyle değil mi? Ürün çevresi ya da başka bir siyaset grubuyla ilgili bilgisizce yapılan yorumlar ne gerek var peki? Bir yandan "ne kalır elimize " deyip bir yandan sınıf mücadelesi yapan örgüt ya da örgütlere yaftadan başka bir şey üretemeyip hakaretler söylemek neden? Bu tavır kimlerin elinde malzeme oluyor bunu benden daha iyi bilmen gerekmiyor mu?

Ürün Türkiye Koordinasyonu, 4 İlde temsilcilik barındırıyor. Merkezi İstanbul'da. İhtiyaç dahilinde yayım üretiyor ve bunu kamuoyuyla paylaşıyor. Çeşitli yayımevlerinde, kitapçılarda, gazete bayiilerinde bulunabiliyor. Bahsettiğiniz sayı o kadar gülünç ki, en azından mitinglere bile katılmadığınız ya da sınıf mücadelesi içinde bulunmadığınızı çıkarıyorum açıkçası. Şunu gönül rahatlığıyla ve samimi bir şekilde söyleyebilirim. 1989 yılında tafsiye edilmeye çalışılırken TKP, parçalara bölündürülüp yok edilmeye çalışıldı. Şimdi karşımızda bir Ürün örgütlenmesi var ve 15 ilin üstünde ve ilçelerinde ortak ve aynı anda politik çalışma yürütebilme potansiyeli var. Aynı anda 4 ilde sokağa inebiliyor. Binlerce yayım basıp bunu çalışma alanlarında, okullarda, sokaklarda ve bayiilerde dağıtabiliyor. Afiş, bildiri, toplantı gibi propaganda unsurlarını aynı anda ya da ihityaca bağlı olarak bir çok bölgede uygulayabiliyor. İşçi, köylü, genç, kadın, memur ve kitle örgütleri kurup genişletebiliyor. Bir gün farkında olmadan bir "kanarya sevenler derneğine" ya da bir hemşeri derneği ya da lokaline girdiğinizde komünist bir kitle çalışmasının içerisinde olduğunuzu farketmeyebilirsiniz.

Yöntemlerimize ve ideolojimize katılmayabilirsiniz.

Ayrıca bir hatırlatma. Pravda bile yılda bir çıkıyordu bazen. Lenin, fikir ve mücadele arkadaşları ve muhalifleriyle bir avuçken bir iktidar oldular unutmayalım. Sadece SSCB deneyine bakarak, devrim sürecinin nerden nereye, nasıl evrildiğini gördüğünüzde, Türkiye'de hâlâ nasıl bir devrimci potansiyel olduğunu görürsünüz.

Ürün Marksist-Leninist bir örgütlenme modelini tercih ediyor ve her türlü örgütlenme yöntemini bir araç olarak görüyor. Çok uzatmayacağım çünkü konumuz referandum. Ürün bu konuda bazı tespitler yapmış ve bu doğrultuda harket ediyor. Buna katılmayabilirsiniz.

Bir anda öfke krizine girip şöyle diyorsunuz.

E bana kızın o zaman küfür edin hatta, solcu faşist yobazlar sizi...

Yahu ne oldu kahvede futbol mu tartışıyoruz? Kim size ne dediki bu kadar üstünüze bir şeyler alındınız. Ayrıca küfür edip bir de küfür istemek nasıl bir ruh hâlinin ürünü anlayamadım. 1900'lerin başı ve 1980'e kadar olan süreci anlayamadığınızdan dolayı bölücü bir tavırla bir işçi örgütüne saldırmanın doğru mu?

Referandum'da hayır diyoruz. Bunun gerekçelerini de sunmuşuz. Bu yüzden ortada bununla ilgili bir sorun varsa, sağlıklı bir şekilde bu konuyu tartışmamız gerekiyor. İnsanların birbirlerini görmediği ve kamuya açık bir platformda hakaretler saçarak söylemlerinizi dinletemeyeceğinizi bilmeniz gerekiyor. Önyargılarımız ya da bilgi eksikliklerimiz bizi birbirimize düşürmemeli diye düşünüyorum.

Burada olmasa bile bizimle ilgili görüşlerinizi birebir yüzyüze tartışmak istiyorsanız adreslerimiz:

Sıraselviler Caddesi Billurcu Sokak Ocaklı Han Kat:3 Daire No:6 Taksim-İSTANBUL
İSTANBUL: 0212 - 245 28 11 ANKARA: 0312 - 435 89 42 İZMİR: 0232 - 368 32 44/0232 - 368 45 71 MERSİN: 0324 - 232 62 09
E-posta: posta@urundergisi.com


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: 12 Eylül Anayasası’na da, AKP Anayasası’na da Hayır (Ürün So
İletiTarih: 02 Eyl 2010 18:37 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 15 Mar 2010 17:08
İleti: 55
İşte bu tavrınızın habtasıyım:)) İşçi örgütüymüş. Ben işçiyim kardeş, size "benim örgütüm olun" diye vekalet vermedim ki. Komikler sizi...


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: 12 Eylül Anayasası’na da, AKP Anayasası’na da Hayır (Ürün So
İletiTarih: 02 Eyl 2010 19:11 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 30 Tem 2010 18:27
İleti: 6
Bu üslûpla kaybeden hep sen olursun. Saygı çerçevesini aşarak bir noktaya gelemezsin bence. Sürekli provake etmenin bir anlamı yok bu başlığı. Sana senin gibi davranmayacağım.


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı: Re: 12 Eylül Anayasası’na da, AKP Anayasası’na da Hayır (Ürün So
İletiTarih: 03 Eyl 2010 09:35 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 15 Mar 2010 17:08
İleti: 55
Hayır kaybeden hep siz olacaksınız, bundan önce olduğu gibi... Çünkü devrimci değilsiniz... bu coğrafyada yaşayan insanlar 18. yüzyıl avrupa doğumlu avrupaya özgü ideolojinizi satın almadılar, almıyorlar almayacaklar. kalın kafanız bunu alsın bari... solcu, simitçi, kahveci, koplacı, lolocu olmayın komik olmayın, DEVRİMCİ olun... Önce beyninizi kuşatan ideoloji faşizmini yenin... yoksa ben sizinle daha çok dalga geçerim buralarda.. küfür de ederim trakyalı aazımı bozup ama ses apla siliyo o zaman mesajları:))


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 9 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye